YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12112
KARAR NO : 2015/11007
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2015
NUMARASI : 2014/124-2015/72
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2014/124-2015/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, imzalanan 13.03.2009 tarihli yazılı sözleşme ile müvekkiline ait akaryakıt istasyonunun davalıya, karşılığında da davalının 1.500.000 TL olduğu beyan edilen M. İlçesindeki gayrimenkulü ve dava konusu olmayan bir kısım başka gayrimenkulleri müvekkiline devredeceğinin ve nakit ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin geçerliliğinin mahkeme kararı ile sabit olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, sözleşmede belirtilen bedele mahsuben Mecidiyeköy’deki gayrimenkulü de tapuda devraldığını, ancak, bu gayrimenkul hakkında yıkım kararının bulunduğunun öğrenildiğini, sözleşmede 1.500.000 TL olarak gösterilen taşınmazın en fazla 300-400.000 TL edeceğini, yıkım kararı nedeni ile kiraya da verilemediğini, davalının bu hususları gizlediğini ileri sürerek anılan gayrimenkulün taahhüt edilen 1.500.000 TL değerde olmasını engelleyen ayıpları taşıdığının, davalının sözleşmenin imzaladığı tarihte haberdar olduğu ayıpları gizleyerek sözleşmeyi imzaladığının ve gayrimenkulun devir edildiği 26.03.2009 tarihteki gerçek satış ve kiralanma değerinin tespitini, protokolde taahhüt edilen bedel olan 1.500.000 TL bedel ile devir tarihi arasındaki gerçek değer arasındaki fark yönünden şimdilik 5.000 TL’nin ve fahiş fark nedeni ile müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın yanısıra gizlenen ayıplar nedeni ile oluşan menfi ve müspet zarar yönünden şimdilik 5.000 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev, husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğduğu, tarafların tacir olup, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde, dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.