Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/123 E. 2015/8813 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/123
KARAR NO : 2015/8813
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : ARDAHAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2014/50-2014/59

H.. H.. olarak görülen davada Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2014/50-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Talep eden vekili, müvekkili bankanın Senet İşlem Merkezi tarafından Ardahan şubesine senet borçlusu Z.A.’nun da adresinin A. ilinde olması sebebiyle tahsil edilmek üzere gönderilen alacaklısı senet metninde U. U. İ. olarak gözükmekle birlikte bononun ciro yoluyla el değiştirdiğini ve alacaklısı E. A. olarak değişen 11/07/2013 vadeli, 10/06/2013 düzenleme tarihli, 12.500,00 TL bedelli Z. A. ödemeli bir adet senedin kaybolduğunu ileri sürerek, mükerrer ödemenin engellenmesi için senet üzerine ödeme yasağı konulmasını, 11/07/2013 vade tarihli, 12.500,00 TL bedelli Z.A. ödemeli bir adet senedin zayi nedeniyle iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işlerindeki, 6100 Sayılı HUMK’nın 382/ (2) e-1. maddesi “ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi” hükmüne ilişkin olup, dava 6100 sayılı HMK’nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddi ile, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem, kambiyo senedinin zayi nedeniyle iptaline ilişkindir.
Mahkemece 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın ilgili hükümleri uyarınca kambiyo senedinin zayi nedeniyle iptali davalarının sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4. ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır.
Bu durumda TTK’nın 5. maddesi başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin de dairemizin görüşü yönünde olduğunu göstermektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle istemle ilgili işe bakma görevinin asliye hukuk (ticaret) mahkemesine ait olduğu düşünülmeksizin, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.