YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1330
KARAR NO : 2015/7257
KARAR TARİHİ : 29.05.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/03/2013 gün ve 2012/61-2013/53 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/09/2014 gün ve 2013/12889-2014/14919 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu 5 adet bonoyu tahsil amacıyla davalı banka şubesine teslim ettiğini, ancak söz konusu bonoların vadelerinin gelmelerine rağmen ödeme yapılmadığını anlayan müvekkilinin davalı bankadan protesto evrakı ile birlikte bono asıllarını geri istediğini, müvekkilinin uzunca bir süre oyalandığını, daha sonra 4.000 USD bedelli 4 adet bono aslının masrafı ödenmiş olmasına protesto edilmemiş vaziyette iade edildiğini, 40.000 USD bedelli bononun ise kaybedildiğinin bildirildiğini, davalının özensiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 40.000 USD bedelli bononun kaybından dolayı 1.000 TL’nin, diğer bonolarla ilgili yapılan masraflar için 4.000 TL’nin ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11.12.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek kaybedilen bono nedeniyle 40.000 USD’nin, masraflar nedeniyle 4.301,12 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kaybedilen bono nedeniyle müvekkiline karşı dava açılabilmesi için öncelikle davacının zararının doğmasının gerektiğini, kaybedilen senedin iptaline ilişkin karara dayalı olarak davacının senet borçlusundan talepte bulunmadığını, davacıya iade edilen senetlerin de keşidecisinin aynı olmasına rağmen bu senetlerin dahi tahsil edilemediğini, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığından manevi tazminat istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulması sonrasında mahkemece bozma kararına uyularak bono borçlusunun mal varlığını bononun vade tarihi ile takibin kesinleştiği tarih arasında elden çıkardığı ve bu nedenle bono bedelinin tahsil edilemediği, davalı bankanın bononun kaybından dolayı davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 40.000 USD bono bedeli ve 979,48 TL protesto masraflarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30/09/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.