Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/13651 E. 2017/2087 K. 12.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13651
KARAR NO : 2017/2087
KARAR TARİHİ : 12.04.2017

MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2015 tarih ve 2014/1-2015/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 2009/21607 nolu “…” ibareli ve 2012/18182 nolu aynı ibareli markalara sahip olduğunu, davalının ise … ibareli marka başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurular sonuçlanmadığı halde markayı kullandığını ve “…” işaretini etiketlerinde kullandığını, marka hakkını ihlal ettiği gibi haksız rekabet de yarattığını ileri sürerek 556 sayılı KHK 66/c maddede yazılı yöntem esas alınmak üzere tazminat hesabı yapılmasını, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini; markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit edilmesini, men edilmesini, tecavüzlü üretimin engellenmesini, giderilmesini, tecavüzlü tanıtım gereçlerinin el konularak kaldırılmasını, sonuçlarının giderilmesini, “camavlukozak.com” şeklindeki alan adının da yayından kaldırılmasını, böylece markaya tecavüzün giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; … markasının davacıdan önce … … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına 12/02/1999’da tescillendiğini, yöreye bağlı bir isim olduğunu ve kooperatifçe bu markanın yaratıldığını, bilahare kooperatifin iflas edip tasfiye edildiğini ve müvekkili firmanın da kooperatifin mallarını aldığını, davacının bu markayı haksız biçimde kendi adına tescillediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, tescilli markası olmadığı halde “…” ibaresini şekil eki ve kozak ibaresiyle birlikte davacıyla aynı sektörde fiili kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının marka başvurularının da aynı sebeple … tarafından reddedildiğini, davalı tarafından açılmış marka hükümsüzlüğü davasının da reddedilmiş olduğu, davacının tercihi üzerine KHK 66/c maddesi uyarınca davacının maddi zararının 57.231,48 TL olarak hesaplandığı, davacının KHK 62. madde uyarınca manevi tazminat isteme hakkının da olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı yanın “…” ibaresini ürünlerinde ve etiket, tanıtım gereçlerinde kullanmasının markaya tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, tecavüz oluşturan kullanımın gerek fiziki ortamlardan, gerekse internet ortamından kaldırılmasına, tecavüzün giderilmesine, davalının markaya tecavüz eyleminin sonuçlarının giderilmesine, 57.231,48 TL maddi tazminatın ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek, davacı yana ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, markaya tecavüzün tespiti önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili, 21.05.2015 tarihli ıslah dilekçesinde açıkça 556 sayılı KHK 66/c bendi uyarınca talep ettiği tazminatın bilirkişi raporu doğrultusunda 57.231,48TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olduğu halde, mahkemece davacının faiz talebi yönünden olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.955,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.