Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1386 E. 2015/6870 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1386
KARAR NO : 2015/6870
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/09/2014 tarih ve 2014/60-2014/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının mudilerinden dava dışı ….’nin sahibi olduğu çek defterinden 9508476 ve 0207570 no’lu çeklerin yetkili hamili olduğunu, bu kapsamda çekleri davalının yasal sorumluluğunu tahsil etmek için ibraz ettiğinde çekteki imzanın şubelerindeki imza ile örtüşmemesi nedeniyle ödeme taleplerinin reddedildiğini, hesap mudilerinin çek üzerine sahte imza attığı düşüncesi ile yaptıkları şikayette çeklerdeki imzanın mudinin vekaletnamesine sahip olan kişiye ait olduğunun kesinlik kazandığını, davalının sorumluluğunda olan tutarı öderken mudisine ulaşıp çeklerdeki imzanın doğru olup olmadığını kontrol etmek zorunluluğunun bulunduğunu, davalı bu zorunluluğu yerine getirirken çeklerdeki imza yetkili kıldığı vekiline ait olmasına rağmen bu hususu tespit etmeden kolay yolu seçerek ödeme talebini reddettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin ödeme ret tarihi olan 31.12.2012, 1.045,00 TL’nin ödeme ret tarihi olan 21.2.2013 tarihinden itibaren işleyecek 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3/7-b maddesi uyarınca günlük binde 3 gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin karşılıksız olduğu için değil, keşideci imzası tutmadığı için ödenmediğini, dolayısıyla müvekkilinin 5491 sayılı Yasa’nın 3/3 maddesi uyarınca ödemekle yükümlü olduğu bir tazminatın bulunmadığını, dava dışı keşidecinin bazı çekler üzerinde bulunan imzaların kendisine ait olmadığını ve imzasının bulunmadığı çekleri ödememelerini söylediğini, müvekkilinin kendisine bildirilen muhtemel bir suistimal ya da dolandırıcılık durumuna ilişkin tedbirli davranmak zorunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3/3 maddesi gereğince muhatap bankanın süresi içerisinde ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan her bir çek yaprağı için çeklerin ibraz tarihleri dikkate alındığında 1.000,00 TL ve 1.045,00 TL ödemekle yükümlü olduğu, dava konusu çeklerin süresinde ibraz edildiği ve karşılıklarının muhatap bankaca ödenmediği dikkate alındığında, davacı hamil tarafından her bir çek yaprağı için muhatap bankadan talepte bulunulabileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.045,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.