Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1426 E. 2015/6658 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1426
KARAR NO : 2015/6658
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2013/211-2014/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, TPE nezdinde tescilli dünyaca ünlü… markalarının sahibi olduğunu, … şirketinin 1956 yılında …’da kurulduğunu ve 1994 yılında kurulan … ….Ev Aletleri A.Ş.) aracılığıyla … markasının … sektöründe en çok satan marka haline geldiğini, davalı tarafın 2009/23756 tescil nolu … markasının müvekkilinin çok tanınmış markaları ile iltibas yaratır nitelikte olduğunu, davalının kötü niyetle tescil ettirdiği … markasını ev tekstili ürünlerinde ve www.selonva.com internet adresinde kullandığını, müvekkilinin ev araçları ve gereçleri emtia grubunu kapsayan marka tescili ile davalının dava konusu 24. sınıftaki marka tescilinin benzer ve ilişkili ürünlere ait olduğunu, davalının tekstil ürünleri ve kumaşların doğrudan müvekkili tarafından üretilmiş ürünler olarak algılanacağını, davalının dava konusu markayı TMK 2’ye aykırı bir şekilde tescil ettirdiğini, davalının marka seçerken sınırsız seçim ve tasarım yapma imkanı varken…gibi özgün bir ibareyi seçmesinin tesadüf olamayacağını ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/23756 nolu … markasının hükümsüzlüğünü ile sicilden terkinini ayrıca davalı markasının 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ev tekstili ürünleri alanında 1998 yılından beri faaliyette bulunduğunu, dava konusu … markasını seçerken yaptığı araştırmada 24. sınıfta bu ibarenin marka olarak alınmamış olduğunu tespit ettikten sonra TPE’ye tescil için müracaat ettiğini, TPE’nin yaptığı araştırmada ret nedeni görülmediğinden Bültende yayınlandığını, itiraz gelmemesi üzerine markanın tescil edildiğini, davacı markalarının müvekkiline ait markanın tescilli olduğu 24. sınıfta tescilli olmadığından iki markanın iltibas oluşturmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markayı fiili kullanımının “….” şeklinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının tescili kapsamındaki emtiaların ilişkin oldukların sektörlerin birbirleriyle doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı, ancak özellikle… kelimesinin tamamen ayırt ediciliği yüksek bir işaret olması sebebiyle toplumda ulaştığı bilinirlik derecesi de dikkate alındığında bu işaretin davalı tarafça marka olarak seçilmesinin tesadüfi olamayacağı, tarafların markalarının evde kullanılan emtialara yönelik olup bu emtiaların kullanıcılarının aynı/benzer kitle olması sebebiyle davalının kötü niyetli olduğu, hükümsüzlük davalarında hükümsüzlüğü istenen markanın fiilen nasıl kullanıldığına değil TPE nezdinde tescil edildiği şekle bakılarak değerlendirme yapıldığı, davacının 556 sayılı KHK 8/lV’te tanınmış markaya tanınan genişletici korumadan yararlanabileceği gerekçesiyle TPE nezdinde tescilli 2009/23756 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini ile sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.