Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/149 E. 2015/10913 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/149
KARAR NO : 2015/10913
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2007
NUMARASI : 2002/257-2007/71

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2007 tarih ve 2002/257-2007/71 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. M.. Ö.. ile davacı vekili Av. S.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya 21.06.1999 tarih 7371 yevmiye nolu ve 15.03.2001 tarih 2125 nolu vekaletnameler ile müvekkili adına vilayet, belediye, özel idare, SPK, Hazine Müsteşarlığı gibi tüm resmi kurumlar ile banka ve finans kuruluşlarında şirket adına iş ve işlem yapma yetkisi verildiğini, davalının aynı zamanda gruba bağlı şirketlerde yönetim kurulu üyesi iken istifa ettiğini, müvekkili tarafından 26/02/2002 tarihinde vekaletten azledildiğini, davalının istifasından sonra yapılan inceleme neticesi dava dışı G.Bankası A.Ş’den 220.000 Euro karşılığı 270.000,00 YTL kredi kullandığı halde bu parayı şirket kayıtlarına intikal ettirmediğinin anlaşıldığını, davalıya gönderilen ihtar üzerine söz konusu parayı şirket yetkililerinin şifahi talimatı doğrultusunda A.Ü., D. Ü., M. Ü., M. M. isimli kişilerin hisselerini devralmak için bu kişilere ödediğini bildirdiğini, istisnai haller dışında A.Ş’lerin kendi hisselerini devralmasının mümkün olmadığını, davalının haksız eylemini gizlemek için kendi akrabaları olan kişilerin hisse senetlerini devralmış gibi belge düzenlediğini, belirtilen kişilerin şirket kayıtlarında ortak olarak göründüğünü, davalının sunduğu hisse devir kabul sözleşmelerinden bazılarının ayrı tüzel kişiliğe sahip Y. Holding A.Ş, Y. Gıda San. A.Ş. için doldurulduğunu ileri sürerek, 220.000 Euro’nun aynen ya da tahsil tarihindeki TL karşılığının 12/02/2002 tarihinden itibaren %85 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket yetkililerinin şirket ortaklarından A. Ü. D. Ü., M.Ü. ve M. M.’nun hisselerinin devralanırak hisse senedi devir sözleşmelerinin şirkete gönderilmesi yönündeki şifahi talimatı üzerine söz konusu krediyi çekip anılan kişilere ödediğini, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi olduğu için de iş mahkemelerinin görevli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, verilen yetkilere göre davalı ticari vekil olup müvekkilinin talebi uyarınca yaptığı işlerin hesabını vermek zorunda olduğu, davalıya verilen yetkiler arasında kredi kullanma yetkisi olmağı ve şirket yöneticilerince bu konuda verilmiş bir talimat da bulunmadığı halde aldığı krediyi iade etmeyerek zimmetinde tutması nedeni ile vekalet ilişkisini kötüye kullanmasından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu, bankadan çekilen para TL cinsinden olup davacının zararının da TL cinsinden oluştuğu, davacı vekilinin 31/01/2007 tarihli açıklama dilekçesi ile 220.000,00 Euro’nun aynen tahsili, olmadığı takdirde 270.000,00 TL’nin 12/02/2002 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunduğu, zarar TL cinsinden olduğu için TL cinsinden karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki ilişkinin ticari vekillik olması ve davacının tacir olması nedeni ile işin ticari iş niteliğinde olduğu, davalı vekili iş mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüş ise de taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmayıp ticari vekillik ilişkisi olduğundan bu isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalının görev itirazının reddine, davanın kabulü ile 270.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı şirketin, davalının ödeme yaptığı kişilerle aynı durumda pek çok alacaklısı olduğu dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen davalının kredi kullanıp davacı şirketi borçlandırmak suretiyle yakınlarına ödeme yapmasının görevini kötüye kullanma niteliğinde bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde, 220.000 Euro’nun aynen veya tahsil tarihindeki TL karşılığının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, 06.06.2006 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı vekili, dosyaya ibraz edilen dekonta göre dava dışı G. Bankası A.Ş’den 12.02.2002 tarihinde 220.000 Euro çekildiği, davacı zararının Euro olarak doğduğunu bildirerek dava dilekçesindeki talebini tekrarlamıştır. Bu itibarla mahkemece, usuli kazanılmış haklar gözetilmek kaydıyla dava dilekçesindeki talebin Euro olduğu ve davacının zararının da Euro cinsinden doğduğunun kabulü ile buna göre karar verilmesi gerekirken, TL üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.