YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1495
KARAR NO : 2015/6689
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sinasi Haklar Mahkemesi’nce verilen 10/11/2014 tarih ve 2014/424-2014/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı TPE nezdinde 2012/73807 başvuru nolu “….” ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından yayınına itiraz edilmesi neticesinde TPE Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen 13.11.2013 tarihli karar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın toplum nezdinde ulaştığı bilinirlik nedeniyle markanın itibarından haksız yarar sağlama veya markanın itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verme ihtimali bulunduğu gerekçesiyle başvuru kapsamında bulunan bir kısım malların başvuru listesinden çıkartılmasına karar verildiğini, kısmi ret kararına yönelik müvekkilince yapılan itirazın da TPE YİDK tarafından verilen 16.06.2014 tarih ve 2014-M-9441 sayılı karar ile Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin başvurusuna konu marka ve bu markanın kapsamında yer alan malların redde mesnet markayla benzer olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin 28.08.2012 tarihli ve 2012/73708 başvuru nolu “….” ibareli marka tescil başvurusunu kısmen reddeden TPE YİDK’nun 16.06.2014 tarih ve 2014-9411 nolu kararının iptalini talep ve dava etmiştir
Davalı TPE vekili, YİDK tarafından verilen kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece davacı vekiline 11.09.2014 tarihli hazırlık tensip tutanağında 2.200,00 TL tercüme gider avansını yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, davacı tarafça verilen süre zarfında gider avansının yatırılmadığı, gerekçesiyle HMK’nın 114/1-g ve 120/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.