Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1509 E. 2015/6796 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1509
KARAR NO : 2015/6796
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2014 tarih ve 2013/183-2014/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ” … + …”unsurlu marka başvurusuna, müvekkilinin sayılı “….” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDKkararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraz gerekçesi markaları ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuru markasının tescilinin karıştırılma ihtimaline yol açacağını, ayrıca müvekkil en eskisi 1979 yılında İspanya’da tescil olunan … olmak üzere çeşitli marka tescilleri bulunduğunu, … markasının dünyaca tanınmış marka olduğunu, başvuru markasının tescil olunmasının davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak faydalanmasına sebep olacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına, dava konusu marka başvurusunun “…. – …. 1989….” ibarelerini, davacının itiraz gerekçesi markalarının ise “Z.” ibaresini içerdiği,taraf markaları, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldığında, her ne kadar “….” ibaresi ortak ise de başvuru markasında yer alan “J.” ibaresinin de markanın ayırt edici unsuru arasında yer alması nedeniyle markalar arasında görsel ve sesçil olarak orta düzeyli bir benzerlik bulunduğu, davacının “….” ibaresinden oluşan … sayılı markasnın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmet sınıfının dava konusu başvuruda yer alan “bilgisayar hizmetleri” yönünden benzer olduğu, davacı şirket 1994 yılından itibare tescilli olan “…” markasının, yoğun tanıtım ve reklam sonucu aynı çevredeki insanlar tarafından “giysiler ve mağazacılık” hizmetleri yönünden tanınmış marka olduğunu ileri sürmüş ise de markanın tanınmışlığının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi uyarınca farklı mal ve hizmetlerin tescilini önlemek için yeterli olmayacağı, ayrıca davacı tarafın, başvuru markasının tescili halinde tanınmış markanın ayırt edicilik gücüne veya itibarına zarar vermesi ya da davalı şirkete haksız yarar sağlaması riskinin bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, öte yandan başvuru kapsamında kalan farklı olduğu sonucuna varılan 42. sınıfın 01.,03. ve 04. alt sınıfında yer alan mal ve hizmetlerin davacının tanınmışlık ileri sürdüğü, giyim ürünleri ve giyim ürünleri mağazacılığı ile ilişkili mal ve hizmetler olmadığı ve bu hizmetler yönünden başvuru markasının tescil olunmasının 556 Sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki riskleri doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK kararının marka başvuru kapsamında bulunan 42 (02) alt grupta yer alan “…,.” yönünden iptaline başvuru kapsamında kalan diğer hizmetler yönünden davanın reddine ,davalı adına tescile karar verilen dava konusu marka tescil olunmaksızın hükümden düşmüş olmakla, hükümsüzlük istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılardan TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalılardan TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE’den alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.