Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1632 E. 2015/6687 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1632
KARAR NO : 2015/6687
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2012/221-2014/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından davalı TPE nezdinde “….” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli “…” ve “…” ibareli markalar mesnet gösterilerek başvuruya itiraz edildiğini, müvekkilince yapılan itirazın TPE YİDK tarafından verilen 2012-M-2410 sayılı karar ile reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK tarafından verilen 2012-M-2410 sayılı kararın iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili ve davalı davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; başvuruya konu markanın davacı markalarından yeterli düzeyde ayırt ediciliğe sahip olmadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne TPE YİDK tarafından verilen 2012-M-2014 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2010/45254 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, her iki davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekili mahkemece tesis olunan nihai karardan sonra 17.12.2014 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, usulen tevsik olunmak ve vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesinde belirtildiği biçimde feragat için özel yetkisi bulunmakla, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı vekilinin davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davadan feragatine yönelik olarak bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı TPE ve davalı .. … vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.