YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1638
KARAR NO : 2015/6084
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/203-2014/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, davalılardan…’un 1988-2003 yıllarında davacılardan şirkette çalıştığını, işine son verildikten sonra diğer davalı şirketi kurup, aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, bununla yetinmeyerek diğer davacının tescilli markası olan “…” markasını kullanarak davacıların yurt dışı müşterilerine mal sattığını, davacı şirketin sahibi olduğuna dair yanıltıcı beyanlar ile müşterileri yönlendirdiğini, kalitesiz taklit mallar üretip bu marka adı altında satmak, markasız ürünleri bu marka adını taşıyan koli ve ambalajlara koyarak … markalı ürünlermiş gibi satış yapmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinde bulunduğunu, işyerinde yapılan aramalarda bu tür ürünlerin ele geçirildiğini ileri sürerek, şimdilik marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, 10.000,00’er TL maddi ve manevi tazminatın ve 15.000,00 TL yoksun kalınan kârın tahsilini, müsadere edilen malların mülkiyetinin davacılara verilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini, birleşen davada, asıl davada faiz istenmediğini ileri sürerek, asıl davadaki tazminat taleplerine asıl dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiş, … aleyhine karşı dava açarak haksız yere şikayette bulunduğunu ve mallara el koydurduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bozma öncesi kurulan hükümde hüküm altına alınan tazminata reeskont faizi işletilmiş olduğu, bu konunun bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği ve davalılar yararına usuli müktesep hak oluşturduğu, mahkemece hükmonulan tazminata en yüksek ticari faizin işletilmesi doğru olmadığından bahisle kararın bozulduğu gerekçesiyle, birleşen dava ve asıl davada hüküm altına alınan 2.507,21 TL’ye 30/05/2003 tarihinden reeskont faizi yürütülmesine, asıl davada yapılan yargılama giderlerinin 1/3 ünün davalılardan alınarak davacı …’a verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
Karar, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinden alınmasına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.