YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1656
KARAR NO : 2015/8816
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2014
NUMARASI : 2014/558-2014/232
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.09.2014 tarih ve 2014/558-2014/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı dava dışı A. C. SA.’nın Romanya’da mükim A. D. SA.’ya otomobil üretiminde kullanmak üzere toplam ağırlığıyla 541,290 metrik ton olan 50 çelik levha ve 17 parça çelik bobin sattığını, bu malların satıcı adına Türkiye’de yerleşik dava dışı B. A.Ş. tarafından D.’ya gönderilmek üzere 30.03.2007 tarihinde G. Limanında İDİL-1 gemisine yüklendiğini, geminin 02.04.2007 tarihinde boşaltma limanı K.’ye vardığını, yükün taşıma sırasında hasarlandığını, hasarın 03.04.2007 tarihinde davalıya bildirdiğini, toplam 39.317,03 Euro’nun müvekkilinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek anılan miktarın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, geminin 02.04.2007 tarihinde varma limanına vardığını, hasarın 03.04.2007 tarihinde müvekkiline ihbar edildiğinin iddia edilmesine rağmen böyle bir ihbarın yapılmadığını, davanın ise 02.05.2008 açıldığını, bu şekilde davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, hak düşürücü sürede açılmadığından davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “hak düşürücü süre başlangıcının taşımanın tamamlanması ile değil, yükün teslimi ile başladığı, buna göre yükün teslim tarihinin belirlenerek hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalı tarafından hak düşürücü sürenin uzatılıp uzatılmadığının da belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna doğrultusunda, davalının sorumluluk sigortacısı tarafından hükdüşürücü sürenin uzatılmasına onay verildiği, buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıya sigortalı emtiada meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 36.577,03 EURO’nun temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.667,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.