YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1661
KARAR NO : 2015/10400
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 50. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2011/148-2013/123
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2011/148-2013/123 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Z. Bankası A.Ş. vekili Av. G. A. ve davacı vekili Av. H.İ. V. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili vakfın muhasebe ve genel idare işlerinin 15.11.1999 tarihinden 12.05.2006 tarihine kadar davalı H.. C.. tarafından yürütüldüğünü, anılan davalının, müvekkilinin diğer davalı banka nezdindeki hesaplarından usulsüz şekilde para çektiğinin tespit edildiğini ve davalı H.. C.. hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan ceza yargılaması sonucunda davalı H.. C..’nun güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarından cezalandırıldığını, müvekkili vakfın hesaplarından para çekilmesi yetkisinin vakıf başkanı ve vakıf muhasibine ait olduğunu, diğer deyişle hesaptan çift imza ile para çekilebileceğini, buna ilişkin karar ve imza sirkülerinin davalı banka şubesine gönderilmesine rağmen davalı H.. C..’na, tek imza bulunan talimatlara dayalı olarak ödeme yapıldığını, para ödemelerine dayanak talimatlardaki imzaları kontrol etmeyen ve para çekme işlemlerini müvekkiline bildirmeyen davalı bankanın da oluşan zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 119.363, TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, 818 sayılı BK’nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili banka yönünden haksız fiil koşullarının oluşmadığını, vakıf yöneticilerinin imzalarını taklit ederek belge düzenleyen ve bu belgelerle davacı hesabından para çeken diğer davalı H.. C..’nun davacının çalışanı olduğunu, 818 Sayılı BK’nın 55. maddesi uyarınca bu kişinin eylemlerinden onu istihdam eden davacının sorumlu bulunduğunu, davacının personelinin işlemlerini denetlemediğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı H.. C..’nun 15.11.1999 tarihinden 12.05.2006 tarihine kadar davacı vakıfta muhasebeci olarak çalıştığı, anılan davalının 2001 ile 2006 yılları arasında eksik ve sahte imzalı talimatlara dayalı olarak davacının diğer davalı banka nezdindeki hesaplarından para çektiği, çekilen toplam paranın 119.363 TL olduğu, ihmali davranışları ile usulsüz bu işlemlere neden olan davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, davacının da çalışanı olan diğer davalının zarar verici eylemlerinin uzun süre devam etmesine rağmen olayı fark edememesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, tarafların kusur oranlarının %50 olarak tespit edildiği, davalı H.. C..’nun ise haksız fiil hükümleri uyarınca zararın tamamından sorumlu bulunduğu, her ne kadar davalı bankaca zamanaşımı definde bulunulmuş ise de anılan davalının sorumluluğunun sözleşmeden kaynaklanması ve bu durumda zamanaşımı süresinin 10 yıl olması nedeniyle bu definin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı H.. C.. yönünden davanın kabulü, davalı banka yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 119.363 TL’nin (davalı banka 59.681,50 TL ile sorumlu olmak üzere ) faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar davacının kendi hesaplarını kontrol etmemesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğu yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değil ise de davacının, sahte belgelerle banka hesabından para çeken diğer davalı çalışanını seçmede ve denetlemede gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle olayda müterafik kusurunun olmasına, bilirkişilerce belirlenen müterafik kusur oranının da anılan nedenle yerinde bulunmasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin mümeyyiz davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.115,28 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.