YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1858
KARAR NO : 2015/8826
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2014
NUMARASI : 2014/265-2014/573
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2014 tarih ve 2014/265 -2014/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya 1. Münih Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 03.07.2009 tarih 6 O 2743/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, bozma kapsamı dışında kalan 21/02/2013 tarih ve 2012/109 esas 2013/135 karar sayılı hükmün 1. Paragrafındaki hüküm fıkrasının kesinleşmesi nedeniyle bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,bozma kapsamında kalan 29/03/2013 tarihli tavzihle ilgili olarak Fedaral Almanya Cumhuriyeti 1. Münih Eyalet ( Asliye Hukuk Mahkemesi ) 6. Hukuk Dairesinin 03/07/2009 tarih ve 6 O 2743/09 sayılı yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının da tenfizine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin davacının taleplerinden biri hakkında olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması halinde davalı tarafça davacının diğer taleplerinin kabulüne ilişkin olan hüküm temyiz edilirse Yargıtayca, davalının temyiz itirazının reddi halinde hükmü onamakla yetinir. Davacının taleplerinden biri hakkında karar verilmediği hususunu bozma sebebi yapamaz. Bu halde, davacı birinci davada hakkında karar verilmeyen talebi için ikinci bir (yeni) dava açabilir.(Bkz Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, S.3122)
Somut olayda, davacı tarafça yabancı mahkemenin asıl kararı ile birlikte masraf tespit kararının da tenfizi talep edilmiş, mahkemece dava kabul edilmekle birlikte yalnızca asıl kararın tenfizine dair hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin talebi üzerine tavzih kararı verilerek kararın arkasına masraf kararının da tenfizine dair şerh düşülmüştür. Asıl karar ve tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiş, Dairemizce, asıl karar onanmış, tavzih kararı ise tavzihle davalıya yüklenen borcun genişletilemeyeceği gibi tavzih usulüne de uyulmadığı gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur. Bu durumda, mahkemece bozma öncesi hakkında hüküm kurulmayan masraf tespit kararı hakkında tevzih kararının bozulması sonrası asıl kararla tenfiz hükmü kurulması yerinde görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.