Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1913 E. 2015/6843 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1913
KARAR NO : 2015/6843
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2014
NUMARASI : 2013/198-2014/312

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2014 tarih ve 2013/198-2014/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 17/07/2012 tarihinde dolandırıcılık şebekesine mensup olduğunu sonradan öğrendiği kişilerce arandığını, M. A. isimli kişi adına bir miktar para havale yapılmasını istediklerini, müvekkilinin de durumdan şüphelendiği için şahısların belirttiği M. A. adına değil M. A. adına davalı bankanın B. Şubesi’ne 20.000,00 TL ödeme gönderdiğini, akabinde şüphelenip polise başvurduğunu, ancak bankaca havale edilen paranın M. A.’e ödendiğini, yanlış kişiye yapılan ödemeden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 20.000,00 TLnin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu havale talimatı alındıktan sonra müşteri/davacı telefonla aranarak teyit alındığını, bunu üzerine Murat isimli şahsa ödeme yapıldığını, ödemesi karşı tarafa yapılmış bir havaleden cayılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından Mehmet Anik adına gönderilen havalenin davalı banka tarafından 3. kişiye ödendiği, söz konusu ödemeye dair müşterinin yazılı bir talimatı bulunmadığı, bu durumda bankanın BK’nın 100. maddesi (6098 sayılı TBK 116. maddesi) gereği sorumluluğunun doğacağı, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi bankaların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile, 20.000,00 TL ‘nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.024,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.