Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1916 E. 2015/7411 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1916
KARAR NO : 2015/7411
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2014
NUMARASI : 2013/115-2014/174

Taraflar arasında görülen davada İstabul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2014 tarih ve 2013/115-2014/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi M. Ö. Ortak Girişimi olan, müvekkili emrine keşide edilmiş B. A. L.Şubesi’nin 2514582-8 nolu hesabına ait 6089767 çek numaralı 10/08/2012 keşide tarihli 8.400,00 TL bedelli çekin hırsızlık olayında çalındığını, bu çekle ilgili olarak İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/131 Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası açtıklarını, davanın yargılama aşamasında bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta çekin davalı şirket tarafından ibraz edildiğini öğrendiklerini, bu nedenle mahkemesince kendilerine istirdat davası açılması için süre verildiğini, davalının çek üzerinde meşru ve yetkili hamil olmadığını, çekin yetkili ve meşru hamilinin müvekkili olduğunu belirterek söz konusu çekin müvekkiline iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, istirdadı istenilen çekin müvekkiline ciro silsilesi ile geçtiğini, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çalınan çeke ilişkin olarak davacı ve davalı arasında herhangi bir ticari münasebetin bulunmadığı, davacının zayi etmiş bulunduğu ve çalınan çekin davalıya dava dışı H.Ç. tarafından ciro edilerek verildiği, davalının da söz konusu çeki dava dışı H. Ç.’ya iade ettiğini beyan ettiği, sözü edilen H. Ç.’yla davacının da herhangi bir ticari münasebetinin bulunmadığı, dava konusu çekin meşru yollardan davalının eline geçmediği, davalının çeki edinmekte, iktisabında kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu keşidecisi M. Ö. Ortak İş Girişimi olan B.A. L.Şubesi’ne ait, 10/08/2012 keşide tarihli, 6089767 çek numaralı 8.400,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK 704. maddesinde düzenlenen çek istirdat davasıdır. Bu davada TTK 702. maddesi gereği ispat yükü çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının davalının kötü niyetle çeki iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Davalı, dava konusu çekin elinde olmadığını, çeki kendisine ciro eden H. Ç. adlı kişiye geri verdiğini savunduğuna ve çeklere ilişkin zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması, tek başına, çeki elinde bulunduranın çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermeyeceğine göre, mahkemece bu savunma üzerinde durularak HMK 125. madde uyarınca davanın, davalının çeki teslim ettiğini iddia ettiği H. Ç.’ya yönlendirilmesi ve davacının çeki elinde bulunduran H. Ç.’nın kötü niyetle çeki iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği halde, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de; dava 6762 sayılı TTK 704. maddesinde düzenlenen çek istirdat davası olduğu halde, mahkemece dava, menfi tespit davasıymış gibi değerlendirilerek davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.