Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1937 E. 2015/9634 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1937
KARAR NO : 2015/9634
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : EREĞLİ (KONYA) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2011/446-2013/292

Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2013 tarih ve 2011/446-2013/292 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.09.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı A. Sigorta A.Ş vekili Av. S.. B.. ile davacı vekili Av. C.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait emtianın davalılardan E.-B.E. Soğuk Hava Depo İnş. Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin malik ve işleticisi olduğu soğuk hava deposuna teslim edildiğini, bu deponun yangın sigorta poliçesi ile diğer davalı tarafından sigorta edildiğini, 17.04.2011 tarihinde meydana gelen yangında müvekkiline ait tüm emtianın yandığını ileri sürerek, 4.709.136,22 TL’nin 17.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi, bedel gösterilmediğinden sigorta poliçesinin geçerli olmadığını, teminat altına yalnızca davacıya ait emtianın alındığını ve hasara uğrayan malzemelerin hepsinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, zararın davacının iddia ettiği kadar yüksek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait emtianın davalı şirket tarafından işletilen soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangında hasara uğradığı, bu hasardan depo işleticisi şirket ile birlikte depoyu sigortalayan diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.709.136,22 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ardiye sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıların maliki, işleticisi ve sigortacısı oldukları soğuk hava deposuna konulan ürünlerin meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığını ileri sürmüş, mahkemece de davacıya ait emtianın soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı sigorta şirketince diğer davalının sigortalı olduğu yangın sigorta poliçesine konulan özel şart ile davacıya ait emtianın da teminat altına alındığı, buna karşılık davacıya ait demirbaş eşyanın teminata dahil edilmediği, davaya konu yangında hasara uğrayan davacıya ait malların bir kısmının ise emtia niteliğinde olmayıp demirbaş eşya niteliğinde bulunduğu savunulmuş olmasına rağmen ne hükme esas bilirkişi raporunda ne de gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde mahkemece, davalı sigorta şirketince düzenlenen sigorta poliçesinde emtia için ayrı, demirbaş için ise ayrı teminat verildiği ve poliçeye konulan özel şart ile yalnızca davacıya ait emtianın sigorta teminatı altına alındığı da gözetilerek davaya konu yangında hasara uğrayan davacıya ait malların emtia mı yoksa demirbaş eşya mı olduğu konusunda yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ayrıca bir hesaplama ve değerlendirme yapılmadan yalnızca davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak zarar miktarı konusunda görüş açıklanmıştır. Ancak, davalı depocu tarafından davacının sunduğu teslim belgelerine itiraz edilmiş olup 01.03.2012 tarihli dilekçeye ekli olarak dosyaya çok sayıda teslim fişi sunulmuş, ayrıca aynı dilekçede bir kısım emtianın yangın sonrasında davacı tarafından alındığı belirtilmiştir. Bu itibarla mahkemece, yangın neticesinde meydana gelen zarar miktarına ilişkin olarak tarafların sundukları teslim belgeleri karşılaştırılmak ve davalı tarafın teslim edilen eşyaya yönelik itirazları da karşılanmak suretiyle denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK’nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir. Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla genişletilemez. Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli tavzih kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL peşin harcın da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir. Bu durumda, hüküm fıkrasında davalılara yüklenen borç genişletilmiş bulunduğundan ve tavzih yoluyla taraflara yüklenen borç genişletilemeyeceğinden 19.06.2013 tarihli tavzih kararının da davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ve 19.06.2013 tarihli tavzih kararının davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı A.. A..’ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.