Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1962 E. 2015/7303 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1962
KARAR NO : 2015/7303
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2013/243-2014/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ….’da kumaş ve perde perakendeciliği yaptığını, işletmesinin “….” olarak tanındığını, müvekkilinin TPE nezdinde 2012/26472 sayılı “….” ibareli markayı 35. sınıfta 21.3.2012 tarihinden itibaren adına tescil ettirdiğini, davalının daha öncesinde müvekkiline ait iş yerinde çalıştığını, 28.3.2011 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, müvekkilinin iş yerinin bulunduğu caddede “….” aldı iş yerini açarak burada yaklaşık bir yıldır faaliyette bulunduğunu, davalının iş yerinin reklamlarında tabelalarında müvekkilinin iş yerindekinin aynı yazı karakteri, ton ve isimlerin kullanıldığını, bu nedenle halk arasında davalıya ait iş yerinin müvekkilinin şubesiymiş gibi anlaşılmasına sebebiyet verildiğini, müvekkilince bu durumun düzeltilmesi için davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, davalının bu kullanımının aynı zamanda müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ve men’ine haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş yerinin … olarak bilindiğini, davacının dava açmadan kısa bir süre önce iş yeri tabelalarını… … ve … olarak değiştirdiğini, davacının müvekkilinin iş yerini açmasından dokuz gün sonra kötü niyetle marka tescil başvurusu yaptığını, davacının şikayeti nedeniyle yapılan cezai takibattın takipsizlikle sonuçlandığını, davacı markasında yer alan ibarelerin kimsenin tekelinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; somut olayda davacı markasının zayıf marka niteliğinde olduğu, zayıf markaların koruma kapsamının da bu çerçevede kısıtlı olduğu, davacının zayıf marka seçiminin sonuçlarına katlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.