Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2230 E. 2015/3569 K. 16.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2230
KARAR NO : 2015/3569
KARAR TARİHİ : 16.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2013/320-2013/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki dilekçe, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı)’nın talebi uyarınca 1.935.552 USD karşılığı 3.694.351,42 TL kredi alacağı nedeniyle 27.09.2013 tarihli kararla müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle verilen ipoteğin bulunduğunu, rehinle temin edilmiş alacağa yönelik ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2013/12037 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 06.08.2013 tarihinde takip başlatıldığını, Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9185 esas saylı dosyasında ise 27.06.2013 tarihi itibariyle ilamsız takibe başlandığını, rehinle temin edilmiş alacak nedeniyle öncelikli olarak rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibin yapılması gerektiğini, rehin miktarını aşan kısmın bulunması halinde ilamsız takip yapılabileceğini, müvekkillerinin vermiş olduğu rehin miktarının toplamda 10.700.000,00 TL olduğunu, miktarın alacağı karşılamaya yeter düzeyde bulunduğunu, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, borçlar kanununun 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olduğu azami miktarın kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin gerektiğini, dava konusu kredi sözleşmelerinde bu unsurun bulunmaması nedeniyle kefillere ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmeyeceğini, müvekkillerinin ödeme güçlüğü çekmediğini, davacı tarafından gönderilen ihtar sonrası İİK’nın 68/b maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi beklenilmeden icra takibine başlanıldığını, bu nedenle Borçlar Kanunu’nun 586. maddesinin koşullarının oluşmadığını, kredi sözleşmelerinin 11.02.2001 yılında imzalandığını, on yıllık sürenin talep tarihi itibariyle dolduğunu, ileri sürerek ihtiyati haciz kararının tüm müvekkilleri yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, müvekkilince asıl borçlu …İnş. ve Turz. A.Ş. lehine yurt dışı işletme kredisi, dövize endeksli kredi, ve gayri nakdi kredi tesis edildiğini, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen diğer, kişi ve şirketlerin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle 31.10.2003, 22.10.2007, 31.03.2009 tarihlerinde ek sözleşmeler imzalanarak bakiye borç miktarlarının belirlendiğini, 31.03.2009 tarihli sözleşme uyarınca 4.281.043 USD borç olduğunun taraflarca kararlaştırılıp ödeme şeklinin belirlendiğini, ancak borcun belirlenen şekilde ödenmemesi üzerine Ankara 30. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderilerek yapılan ödemelerin düşürülmesi sonrasında bakiye 1.935.552 USD borcun ödenmesinin istenildiğini, borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9185 esas sayılı dosyasında takibe başlanıldığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kredi borçlusu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe dahil edilemeyecek kişiler hakkında İİK 45. maddesi uyarınca takip yapılmasına engel bulunmadığını, önce rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması kuralının müteselsil kefillere uygulanılamayacağını, kefilliğe dair 10 yıllık sürenin yeni Borçlar Kanunuyla düzenlendiğini, bu nedenle daha öncesinde verilen kefaletler yönünden bu düzenlemenin uygulanamayacağını, ipotek miktarlarının borcu karşılamaya yeterli olamaması nedeniyle ilamsız takip yapılmasının mümkün olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dosya kapsamındaki ipotek belgelerinde …İnş. Tur. A.Ş’ye ait taşınmazların kredi borçlusu …İnş. Turz. A.Ş’nin borçlarının teminatı olduğu, Borçlar Kanunu 583. maddesinde kefalet sözleşmesinin düzenleme şekline dair hükmün sözleşmenin düzenlendiği andaki duruma göre değerlendirilmesi nedeniyle somut olayda uygulanamayacağı, ihtiyati haciz belgesinin dayanağını oluşturan 31.03.2009 tarihli tasfiye ek sözleşmesi uyarınca borcun varlığının kabul edildiği, ihtarname ekindeki ekstre uyarınca borcun ödendiğine dair itirazın yersiz olduğu, itiraz eden kefillerin ek sözleşme üzerinde ve ödeme planında imzalarının bulunduğu bu nedenle BK 586. maddesi uyarınca yaptıkları itirazın yersiz olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK’nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK’nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda; asıl borçlu …İnş. Turz. ve Tic. A.Ş. ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında kredi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmelerden kaynaklı borçlar nedeniyle en son 31.03.2009 tarihli ek sözleşmenin yapılarak borç miktarına ilişkin mutabakata varılıp, borcun ödenme şekli ve vadesinin belirlendiği, asıl borçlu tarafından ek sözleşme uyarınca belirlenen biçimde borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara ödeme ihtarının gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmediği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden asıl borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek tesis edildiği, bu ipotekler uyarınca Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2013/12037 esas sayılı dosyasında ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip yoluyla asıl

borçlu aleyhinde takibe başlanıldığı, icra dosyasında yapılan kıymet taktirleri uyarınca ipotek miktarının borcu karşılamaya yeterli düzeyde bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, itiraz eden asıl borçlu …İnş. Turz. ve Tic. A.Ş’nin borcunun rehinle teminat altına alındığı hususu gözetilerek asıl borçlu yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati hacze itiraz eden asıl borçlu …İnş. Turz. ve Tic. A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.