Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/236 E. 2015/1014 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/236
KARAR NO : 2015/1014
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2014 tarih ve 2014/234-2014/234 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin borçlunun yaptığı filmlerin tüm reklam hizmetlerini üstlendiğini, tahakkuk eden fatura alacakları için borçlu tarafından 12 adet çek verildiğini ancak borçlu tarafından verilen çeklerden birinin karşılıksız çıktığını, borçlunun kamuoyuna da yansıyan durumundan dolayı kalan çeklerin de karşılıksız kalacağının ortada olduğunu, alacaklarının tahsilinin tehlikeye girdiğini ileri sürerek, karşı tarafın borca yeter miktarda mal, hak ve üçüncü kişilerdeki alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talebine konu çeklerden 24.06.2014 ve sonraki tarihli çek miktarları yönünden, muacceliyet ve ibraz koşulunun yerine gelmediği, diğer çekler yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre talebin kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, 26.000 TL alacak yönünden İİK’nın 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstem, karşılıksız çıkan bir adet çek ile henüz muaccel olmamış çeklere dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
Müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır. Bu haller, İİK’nın 257/2. maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.
Mahkemece, talebe konu çeklerden karşılıksız çıkan 21.05.2014 tarihli çek yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, diğer çekler yönünden muacceliyet ve ibraz koşulunun yerine gelmediği gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de, muacceliyet şartı gerçekleşmemiş çeklerle ilgili borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya yönelik hileli işlemlerde bulunduğu konusunda dosyaya alacaklı tarafından sunulan gazete haberleri ve diğer deliller gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyizi itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.