Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2561 E. 2015/9610 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2561
KARAR NO : 2015/9610
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/150-2013/19

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2013 gün ve 2012/150-2013/19 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/11/2014 gün ve 2014/11264-2014/17987 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, “E.” ibaresinin müvekkili şirketin ortaklarının soyadları olduğunu, ayrıca aynı ibarenin 1969 yılında tescil edilen müvekkili şirketin ticaret unvanında yer aldığını, bu ibareden oluşan markanın 1967 yılında ilk olarak müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkiline ait markanın tanınmış hale getirildiğini, davalı şirketin ise “E.” ibareli markayı kendi adına tescil ettirmek için diğer davalı kuruma müracaat ettiğini, söz konusu müracaata müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, müvekkili adına tescilli “E.” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalı TPE’nin 17.09.2003 gün ve M-1531 sayılı kararının iptaline, başvuru konusu marka tescil edilmiş ise terkinine, davalı şirketin “E.” ibaresini unvanında kullanmasının menine ve sicilden silinmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanını on yıldır kullandığını, müvekkilinin herhangi bir ürünün imalatını yapmadığını, yalnızca ev eşyaları ve çeyiz ürünleri sattığını, faaliyet sahalarının farklı olduğunu, “E.” markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının “E.” ibareli markasının tanınmışlığının tespiti talebinin esasa girilmeden ve dava şartı yokluğundan reddine, daha önce verilip kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.