YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2575
KARAR NO : 2015/10940
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2011/390-2013/208
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2013 gün ve 2011/390-2013/208 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/11/2014 gün ve 2013/15983-2014/17033 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibi sonunda borçlunun borca batık olup, üzerinde çok sayıda haczin olduğu iki araçtan başka mal varlığının olmadığının anlaşıldığını, yapılan araştırmada borçlu şirketin bir taşınmaz üzerine yaptığı kat karşılığı inşaat sonucu şirket uhdesine geçirilmesi gereken dairelerin tümünün şirketin hakim ortağı ve yetkilisi olan davalı H.. B.. adına tescil edildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalı şahısların kusurlu ve kötü yönetimleri, kasıtlı ve hileli davranışlarıyla davalı şirketin içini boşaltıp, şirketi batık hale getirdiklerini, borçlarını ödemediklerini, davalıların bu eylemleri nedeniyle alacaklı olan müvekkilinin doğrudan doğruya zarara uğradığını ileri sürerek, 127.242,74 TL alacağın davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, bu mümkün olmadığı takdirde ise davalı H.. B.. adına ve 3. şahıslara devredilen tapu kayıtlarının hile ve muvazaa ile devredilmiş olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında yapılan açıklama ile davanın, yönetimi kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı alacak davası olduğu belirtilmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu taşınmazların tamamının arsa sahibi H.. B.. adına tescil tarihinin 19.10.2005 olup, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğu tarihin ise 2008 yılı olması nedeniyle davacının alacağının doğum tarihinden önceki işlemden dolayı davacının zarara uğramasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen .. ada .. parselin arsa olarak başlangıçtan beri H.. B.. adına kayıtlı olup şirket adına kayıtlı olmadığı, taşınmaz üzerine bina yapılmasından sonra tüm bağımsız bölümlerin davalı H.. B.. adına tescil edildikleri, bir kısmının bundan sonra 3.şahıslara satıldığı anlaşılmakla davacının, davalılar tarafından davalı şirketin mal varlığının elden çıkarılarak davalı şirketin borca batık hale getirildiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 06.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.