YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2641
KARAR NO : 2015/7590
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ALAÇAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2014
NUMARASI : 2014/289-2014/524
Taraflar arasında görülen davada Alaçam Asliye HukukMahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/11/2014 tarih ve 2014/289-2014/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu E. A. ile alacaklı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi üzerine alacak rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucu tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar ihtiyati hacze itiraz eden M.. T..’in vermiş olduğu ipotek dava dışı üçüncü kişilerin borcunu da temin ediyor ve bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan BK’nun 487. ve İİK’nun 45. maddeleri gereğince ihtiyati hacze itiraz edenin kefaleti nedeniyle verilen ipoteğe el atılmadan ihtiyati haciz talep edilemez ise de; yargılama devam ederken davaya ve takibe konu alacağın 25.07.2011 tarihinde ödendiği ve aynı gün ilgili icra müdürlüğünce hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, ihtiyati hacze itirazın ise 04.11.2010 tarihinde, yani paranın icra veznesine yatırılmasından önce yapıldığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulü ile, Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/48 D. İş nolu 06/10/2010 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, alacaklı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, alacaklı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.