YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2653
KARAR NO : 2015/7804
KARAR TARİHİ : 05.06.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY(KAPATILAN) 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2014
NUMARASI : 2013/425-2014/227
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2014 tarih ve 2013/425-2014/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette diğer davalı ile birlikte ortak olduğunu, davalı ortağın ilk 10 yıl için şirket müdürlüğüne seçildiğini, şirket müşterilerinin ödemeleri şirket yerine davalı ortağın şahsi hesaplarına yaptıklarını, çalışan işçilerin yevmiyelerinin şirketçe ödenmemesi sebebi ile işçi yevmiyelerinin müvekkilinin kendi şahsi hesaplarından ödendiğini, bu ödemeleri şirketten talep ettiğini, ancak sonuç alamadığnı, davalı ortağın müvekkilinin eşini telefonla arayarak hakaret ettiğini, davalı ortağın müvekkilini Sivas’taki şantiyeden kovduğunu, şirkete ait .. plakalı aracın sigortası olmadan davalı tarafından kullanıldığını, şirket ortaklarının birbirine güveni kalmadığını ileri sürerek, davalı müdürün azlini, temsil yetkisinin her iki ortağa verilmesini veya kayyııma devredilmesini, M. Ltd. Şti.’nin fesih ve tasviyesi ile tasfiye hissesi ve kar payının davacıya ödenmesini, şirket müdürünün hesabına aktardığı ve haksız tasarrufta bulunarak şirketin uğramış olduğu zararın tespit edilerek M. Ltd. Şti.’ne iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın şirket yönünden husumet sebebi ile reddi gerektiğini, diğer davalı hakkında ileri sürülen iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkette amca yeğen olan davacı ile davalının %50 oranında pay sahibi oldukları, iş konusunda tarafların zaman zaman ihtilafa düştükleri, en son 2013 yılı ortalarında davalı H.. Y..’un davacıyı darp ettiği, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran bireysel çıkarlara yönelen davranışların ortaya çıktığı, ortaklık amacının gerçekleşme imkanının kalmadığı, davalı H.. Y..’un banka hesaplarına yapılan havalelerin şirketin kurulduğu tarihten önce de var olduğu gibi havalelere ilişkin şirketin ticari defter ve kayıtlarında somut bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığı, davalı H.. Y..’un şirketi zarara uğrattığı konusunda davacının davasını ispat edemediği, şirket genel kurulu tarafından kar payı dağıtımına ilişkin karar bulunmadığı, bu sebeple davacının kar payı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine , tasfiye memuru olarak C. G.’in atanmasına, davacının kar payı ve zarar talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.