YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2742
KARAR NO : 2015/7624
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2014
NUMARASI : 2014/539-2014/624
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014 tarih ve 2014/539-2014/624 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalının, müvekkillerinden para tahsil edip iade etmediğini, müvekkillerinin Almanya Duisburg Eyalet Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nde davalı aleyhine açtığı alacak davasının kabul edilerek temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, söz konusu alacak ilamının Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca da geçerli kılınması için tanınması ve tenfizini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, dava konusunun, 010116 seri numaralı 500 adet hisse, 702534 seri numaralı 1000 adet hisse ve 016670 seri numaralı 2500 adet hisselerden kaynaklandığı, bu itibarla iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir.
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanununu 51/(2). maddesi “Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.” hükmünü, 6102 sayılı TTK’nın 5/3. maddesi de “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, yabancı mahkemece davacının davalı şirketin ortağı olmadığı, davacıdan her an istendiğinde geri verileceği inancıyla para tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, iddianın ileri sürülüşü ve yabancı mahkemenin kabulü dikkate alındığında davanın haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olmasına göre, davaya bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu nedenle, mahkemece yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.