Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2797 E. 2015/4011 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2797
KARAR NO : 2015/4011
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2014 tarih ve 2012/346-2014/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … bulunan … Restaurant isimli işyerinin sahibi olduğunu, kalabalık yabancı turist grubunun 14.09.2011 tarihinde restaurantta yemek yediklerini, 33.000,00 TL hesabın … ve … … adlı kişilerin 5 farklı kredi kartından ödendiğini, kredi kartlarının …Bankası POS makinesinden geçirildiğini ve onay alındığını, davalı bankanın hesaba bloke koyarak geçen süreye rağmen parayı ödemediğini, noter aracılığıyla çekilen ihtarnameye “gerekli incelemeler sonrasında karar verileceği” şeklinde cevap verildiğini ancak blokenin kaldırılmadığını ileri sürerek müvekkilinin bekletilmesi nedeniyle uğradığı tüm zararlar saklı kalmak koşulu ile 33.000.00 TL’nin işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı arasında 09.03.2011 tarihli üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davacının işyerine tahsis edilen POS cihazı vasıtasıyla müşterilerine kredi kartı ile mal veya hizmet satışı yaptığını, dava konusu kredi kartı satış işlemlerinde kredi kartlarının yurtdışı bankalarına ait olduğunu, dava konusu kredi kartı işlemlerine kredi kartı hamilinin işlemlerin sahte olduğunu öne sürerek itiraz ettiğini, bu itirazın yurtdışı banka tarafından müvekkil bankaya iletildiğini, bunun üzerine “…” olarak adlandırılan sürecin başladığını, buna göre müvekkilinin hesaplara 180 gün bloke koyma hakkı olduğunu, davacı üye işyerinden itiraza konu harcamalara ilişkin belgelerin talep edildiğini, davacı tarafından gönderilen belgeler ile iki kredi kartına ait harcamanın hamil tarafından yapıldığının kanıtlandığını ancak diğer üç kredi kartı için belgelerin yetersiz olması sebebiyle uluslararası kart çıkaran kuruluşlara ait kurallar çerçevesinde harcamanın kart hamili tarafından yapıldığının kanıtlanamadığını, bu nedenle yurtdışı bankaya ödemek zorunda kalınan tutarın üye işyeri sözleşmesine uygun olarak davacı işyerinin hesabından tahsil edildiğini, “…” süresi dolmadan dava açıldığını ve alacağın muaccel olmadığını ayrıca iki işleme ait bedelin davacıya 28.08.2012 tarihinde ödendiğini, dava konusu tutarın 21.000,00 TL olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını chargeback yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince sahtecilik işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı banka tarafından, davacının kredi kartı ile yaptığı satış işlemlerinin sahte olduğu iddiası ile hesabına bloke konulmuş ve ödeme yapılmamıştır. Dava açıldıktan sonra 28.08.2012 tarihinde davalı banka tarafından kart hamili … … kredi kartıyla yaptığı üç ödemeden ikisi, harcamanın kart maliki tarafından yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davacıya ödenmiştir.
Davalı bankanın sahteliği ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya bloke edilen paranın “…” işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır. Bu nedenle, davacıya dava sırasında yapılan ödemenin neye göre yapıldığı, uyuşmazlık konusu bedelin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir chargeback işlemi olup olmadığı ve davalı bankanın bu işlem sonucunda dava dışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa chargeback süresi içinde iade edip etmediği, paranın halen davalı bankada mevcut olup olmadığı, konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.