Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2830 E. 2015/4153 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2830
KARAR NO : 2015/4153
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/08/2014 tarih ve 2014/126-2014/127 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili, müvekkili banka tarafından … Group Alışveriş Merkezi San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, karşı tarafın kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini ancak borcun halen ödenmediğini, borçluların mal kaçırma girişiminde bulunduklarını ve alacağın tahsil edilememesi tehlikesinin doğduğunu ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki her türlü hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK’nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen 257. maddesinin rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını ipotek ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK’nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK’nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız

rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK’nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna teminat teşkil etmek üzere 3. şahıslar tarafından ipotek verildiği, dosyada kefaletten kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ihtiyati haciz talep edenin, kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı taşıyan karşı taraflar aleyhine, TBK’nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.