Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2916 E. 2015/9609 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2916
KARAR NO : 2015/9609
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2013
NUMARASI : 2012/338-2013/220

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/10/2013 gün ve 2012/338 – 2013/220 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 02/06/2014 gün ve 2014/3410 – 2014/10245 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin tasarrufunu davalı bankada değerlendirmek amacı ile E. A.Ş’nin Y. Şubesi’ne başvurduğunu, banka personelinin yönlendirmesi ve iknası sonucu 71.250 USD parasını E. O. Ltd’ye yatırdığını, ancak E. A.Ş. yönetiminin TMSF’ye devredilmesinin ardından müvekkili parasının ödenmesiğini, bu şekilde zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000 USD’nin BK’nın 83. maddesi son fıkrası gereğince fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının 22.12.1999 tarihinden kamu bankalarının 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise müvekkilinin davalı Banka’ya devrinden önce E. A.Ş’nin Y. Şubesi’ne 71.250 USD mevduatını yatırdığını, vade sonu olan 06.12.1999 tarihinde davalı bankaya giderek işlemiş faiz 1.561, USD’yi çektiğini, banka personelinin yönlendirmesi nedeni ile mevduatını off shore olarak yatırdığını, ancak davalı bankanın topladığı mevduatı grup şirketlerine usulsüz olarak aktardığını, davalı banka yöneticileri hakkında dolandırıcılık suçundan ceza verildiğini, ileri sürerek 71.250 USD alacağının 06.12.1999 tarihinden 06.01.2000 tarihine kadar %25 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere 3095 sayılı Yasa uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 14.02.2013 tarihli dilekçesi ile asıl davada 15.000 USD talep edildiği gerekçesi ile birleşen davada taleplerini daraltarak toplam 56.250 USD’ nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı Banka’ya iadesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.