YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3011
KARAR NO : 2015/4313
KARAR TARİHİ : 27.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2014 tarih ve 2014/781-2014/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, …Plastik Ltd. Şti’nin iflas yolu ile tasfiye edildiğini, müvekkilinin tasfiye edilen … Plastik Ltd. Şti’nin Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2009/11128 sayılı dosyasındaki borcunu cebri icra baskısı ile ödediğini, İİK’nın 89. maddesi kapsamında Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/45 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını ileri sürerek, … Plastik Ltd. Şti’nin tüzel kişiliğinin ihya edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, iflas işlemlerinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yeniden ihyası talep edilen müflis şirketle ilgili mahkemece iflas kararı verildiği, İcra İflas Kanununda öngörülen usul ve yasal prosedürlerin gerçekleştirildiği, şirketten alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu süreç içerisinde alacağı ile ilgili yasal yollara müracaat imkanı var iken bu imkanı kullanmadığı, bu şekilde yeniden ihya isteminin MK’nın 2.maddesindeki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicilinden iflas sonucu terkin edilen davalı şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Somut olayda; davacı ihyası istenen limited şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden önce şirket aleyhine başlatılmış bir icra takibi nedeniyle şirketin borcunu cebri icra baskısı altında ödediğini, bu nedenle şirket aleyhine menfi tespit davası açtığını ileri sürdüğüne göre, şirketin sorumlu tutulmasını gerektirebilecek bu durum nedeniyle ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunulabilir. Buna göre, davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği ticaret sicilinden iflas yoluyla terkin edilmiş şirketin
yeniden ihyasını istemesinde hukuki yararı mevcut olup, bu davayı açma hakkının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmeyeceği gibi, bu aşamada iddia edilen alacağın gerçekte var olup olmadığının işbu davada değerlendirmeye tabi tutulamayacak olmasına göre, mahkemece taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.