YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3050
KARAR NO : 2015/4774
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2013 tarih ve 2013/24-2013/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Mahalle isminde bir lokanta işletmek üzere 18.02.2009 tarihinde kurulduğunu ve bu tarihten itibaren bu lokantayı açarak faaliyete başladığını, şirketin ortaklarının …ve …olduğunu,…’nun aynı zamanda davalı şirketin de ortağı olduğunu, davacı ve davalı şirketler arasında yapılmak istenen bir para transferinin gerçekleştirilmesi için davacı şirketin davalı şirket üzerinden 18.03.2009 tarihinde 23.350 TL’lik bir faturanın kesildiğini ve faturanın cinsi kısmına da “isim hakkı kullanım bedeli” yazıldığını, iki şirketin ortağı olan …’ya olan güven dolayısıyla bu işleme itiraz edilmediğini “Mahalle” ismi ile davacının 4 yıldır faaliyetine devam ettiğini ve bu ismin lokantacılık sektöründe tanındığını, ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete keşide edilen 11.03.2010 tarihli ihtarname ile, “Mahalle” markasının kendileri adlarına tescil edildiğini belirterek “Mahalle” isminin davacının işyerinde kullanımına derhal son verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin ticaret unvanda 18.02.2009 tarihinden itibaren “Mahalle” ibaresinin olduğunu, davalı adına tescil edilen 25.01.2010 tarihli Mahalle markasının izinsiz kullanımının tecavüz teşkil ettiğini,…’nun faturanın kesilmesinden 41 gün sonra 31.03.2009 tarihinde …’ye davalı şirket adına marka tescili için başvurduğunu, esasen fotoğrafçılık meslek grubu içinde yer alan ve her türlü iç ve dış dekorasyon ile restorasyon projeleriyle iştigal eden davalı şirketin, Mahalle markasını yiyecek ve İçecek hizmetleri sınıfında marka olarak tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davacı adına tescilli bulunan Mahalle markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2009/15846 no’lu Mahalle markasının davalı şirket adına 43.sınıfta kullanılmak üzere 31.3.2009 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, davacının marka üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını, nitekim 18.02.2009 tarihinde Mahalle markasının bir yıllık kullanımı için müvekkiline 23.350 TL ücret ödendiğini, hiç kimsenin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bir marka için lisans ücreti ödemeyeceğini, faturanın varlığı ile faturanın ödenmiş olmasının tek başına “Mahalle” markasının kime ait olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre Mahalle+Şekil ibareli markanın 31/03/2009 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, davacı şirketin 18/02/2009 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş ve ortaklarının … ve … olduğu, davalı şirketin ise 10/08/1994 tarihinde tescil edilmiş ve ortaklarının … ve … olduğu, davalı şirketin iç ve dış dekorasyon ve bu konularda müşavirlik hizmeti veren mimarlık şirketi olduğu, davacı şirketin marka olarak kullandığı Mahalle ibaresini, önceki tarihte ticaret unvanı olarak tescil ettirdiği, davalı şirketin ortağının aynı zamanda davacı şirketin ortağı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu konuda bilgi sahibi olduğu ve buna karşı çıkmadığı,davacı şirketin Mahalle markasını tanımına uygun bir şekilde kullandığı, konsept yaratma konusunda faaliyet gösteren bir şirketin yarattığı konseptin yanında isim konusunda tavsiyede bulunması, bu şirketi marka hakkı sahibi yapmayacağı, bu kapsamda … 4. nolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2011/27 esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığı, davacı şirketin Mahalle ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinden sonra bu şirketin ortağı olan ve yeni şirket kuran…’nun bu ibareyi diğer şirket adına tescil ettirmesinin kötü niyet taşıdığı, fatura bedeli olan 23.350 TL’nin davalı şirketin konsept ve isim konusundaki hizmetleri karşılığında verilmiş olduğu kanaatine varıldığı, gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait … nezdinde tescilli 31.03.2010 tescil tarihli 2009/15846 tescil nolu ” Mahalle ” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, uyuşmazlık konusu “Mahalle” ibaresinin ticaret unvanın asli unsurunu oluşturduğunu ve bu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu iddia etmiştir. Ancak davalı tarafça “ isim hakkı kullanım bedeli” karşılığı olarak düzenlenen 18.03.2009 tarihli fatura her iki tarafında ticari defterine kayıtlı ve bedeli de davacı tarafından ödenmiş olup, bu faturanın düzenlenmesinden sonra davacı tarafça “Mahalle” ibaresinin 43. sınıf hizmet bakımından kullanımına başlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, her ne kadar dava konusu marka başvurusu sözkonusu fatura tarihinden sonraki bir tarih olan 31.03.2009 tarihinde yapılmış olsa dahi, tescilsiz olduğu dönemde de anılan ibare üzerinde üstün hakkın davalıya ait olduğunun davacı tarafça kabul edilmek suretiyle kullanım için davalıya bedeli ödenmek suretiyle izin alındığının kabulü gerekir. O halde, dava konusu Mahalle ibaresi davacının ticaret unvanın asli unsurunu oluşturmakla birlikte bu ibarenin marka olarak kullanımı bakımından davalının üstün hak sahipliği bizzat kabul edilerek bedeli de ödenmek suretiyle kullanıldığına göre, davacının üstün hak sahipliğinden söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.