YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3116
KARAR NO : 2015/10605
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/06/2014
NUMARASI : 2012/314-2014/171
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2014 gün ve 2012/314-2014/171 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/12/2014 gün ve 2014/13201-2014/20189 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin A.’nın N. Şehri’nde mukim E. G.D. Gmbh firması ile taşıma sözleşmeleri yaptığını, sözleşmelere istinaden müvekkili şirket tarafından 02.09.2011 tarih 361384 nolu, 14.000 Euro ve 12.09.2011 tarih 361400 no’lu 14.000 Euro bedelli faturalar tanzim edildiğini, taşıma vize ücretleri olarak her bir taşıma için 300 Euro olmak üzere 600 Euro vize ücreti ödendiğini, taşıma işlemleri devam ederken E. firması tarafından navlun bedellerine istinaden 07.09.2011 tarihinde 8.377 Euro ve 23.09.2011 tarihinde 7.977 Euro olmak üzere toplam 16.354 Euro ödeme yapıldığını, 12.246 Euro bakiyeyi ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin kalan alacak bakiyesi miktarı kadar yükü teslimden kaçınmak istediğini, davalı tarafından bakiye alacağın kendileri tarafından ödeneceğinin taahhüt edilmesi üzerine malların alıcıya teslim edildiğini, kalan 12.246 Euro alacağın 6.000 Euro’luk kısmının davalı şirket tarafından 15.11.2011 tarihinde E. faturasına istinaden müvekkili şirkete ödendiğini, bu ödemeye istinaden bir kısım mal teslimi yaptırıldığını, davalı şirketin kalan 6.246 Euro için ödeme yapılmadığını, 18.01.2012 tarihli teyide istinaden müvekkili tarafından yüklerin tamamının teslim edildiğini, hukuki ihtilafın bu tarihte başladığını, alacağın tahsili için davalıya gönderilen ihtarnameye karşılık davalının müvekkiline göndermiş olduğu cevabi ihtarnamede borçlarının olmadığını bildirdiklerini, davalı şirket tarafından müvekkilinin zarara uğratıldığını, 18.01.2012 tarihinde teyit verilmesine rağmen ödemeyi gerçekleştirmediğini belirterek kalan 14.717,67 TL (6.246 Euro) navlun bakiye alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, ıslahla netice-i talebini 13.356,74 TL’ye düşürmüştür.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 13.356,74 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.