YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3152
KARAR NO : 2015/9149
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ : RİZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/11/2014
NUMARASI : 2014/153-2014/733
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/153-2014/733 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin serbest muhasebeci olduğunu ve mesleki risklere karşı davalı sigorta şirketine mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını, poliçe uyarınca, davalı şirketin müvekkilinin mesleki faaliyetini ifa ederken yaptığı hatalı ve kusurlu fiilleri nedeniyle hizmet verdiği mükelleften istenebilecek ilgili resmi kurumlar tarafından kesilecek idari para cezasının, SSK priminin, verginin, vergi cezasının, gecikme zammının, muafiyet hükmü saklı kalmak ve limitler dahilinde olmak kaydıyla davalı şirketçe karşılanacağını, 2007 yılının 10. ayından itibaren mükelleflerin 2 nolu KDV beyannamelerinin muhasebecilerince elektronik ortamda internet üzerinden verilmeye başlandığını, dava dışı Z. G.isimli mükellefin muhasebe işlemlerini yürüten müvekkilinin, anılan mükellefin 2007 yılı 10. ayı ile 2008 yılı 11. ayları arasındaki 2 nolu KDV beyannamesini vermemesi nedeniyle, mükellef aleyhine 10.793,00 TL tutarında ceza kesilmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirkete cezanın sigorta poliçesi kapsamında kaldığının bildirilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilince bu bedelin mükellefe ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.793,00 TL’nin, 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davaya konusu cezaların mükellefin KDV tevkifatlarını yapmamasından kaynaklandığını, bu hususun mükellefin sorumluluğunda bulunduğunu, davacının 2 nolu KDV beyannamelerini mükellef tarafından faturalarda tevkifat yapılmaması nedeniyle vermediğini, 2 nolu KDV beyannamesinin ancak tevkifat durumunun varlığı halinde verilmesi gereken bir beyanname olduğunu, şayet mükellef tarafından tevkifatlı faturalar düzenlenip davacıya verilmiş olsa idi davacının da bu beyannameleri süresi içerisinde vergi dairesine bildirebileceğini, kaldı ki mükellef adına 2 nolu KDV beyannamelerinin daha önce de verilmediğini, mükellefin belgelerine göre 2 nolu KDV beyannamelerinin boş olarak dahi verilmesini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını, mükellefe kesilen cezalarda sigortalının mesleki hatası, ihmalinden söz edilemeyeceğini, mükellefin kendi hatasından kaynaklanan sorumluluğun, mesleki sorumluluk sigorta poliçe genel ve özel şartları uyarınca sigorta teminatı dışında olduğunu, poliçe genel şartları uyarınca, sigortacının yazılı onayı alınmaksızın zarar görenin talebinin karşılanmasının sigorta teminatının dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacının kanuni süresinde 2 nolu KDV beyannamelerini vermediği bu nedenle vergi mükellefi olan dava dışı Z. G. hakkında özel usulsüzlük cezası verildiği, karmaşık vergi mevzuatı ve uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmayan mükellefi gereği gibi yönlendirip bilgilendirmeyen sigortalı davacının kusurlu eylemlerinden meydana gelen ve poliçe teminatı kapsamında kalan zarardan davalının sorumlu bulunduğu, poliçe uyarınca muafiyet bedelinin düşüleceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 10.443,31 TL’nin 05.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 535,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.