YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3168
KARAR NO : 2015/9332
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/72-2014/492
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2014 tarih ve 2014/72-2014/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer’i müdahiller TMSF ve O.vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292.00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankaya devirden önce Y. A.Ş.’nin D.Şubesi’ne 7.000,00 TL’yi 04/11/1999 tarihinde yatırdığını, paranın o. hesabına gönderildiğinin beyan edildiğini, banka yöneticileri hakkında dolandırıcılık nedeniyle açılan ceza davaların söz konusu olduğunu, parasının halen kendisie iade edilmediğini ileri sürerek 7.000,00 TL’nin 04/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın TMSFye yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil O. vekili; davada asıl muhatabın TMSF olması gerektiği, kendilerinin husumeti ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacılar murisinin müterafık kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; davanın kısmen kabulü ile, hesaba davacı tarafından yatırılan 6.500 TL’nin 04.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, feri müdahil TMSF ve O. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden feri müdahil O.ın dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmadığı, temyiz dilekçesinin havale tarihinin de temyiz süresinden çok sonra olduğu tespit edilmiştir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, feri müdahil O. vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı I.. A… ve feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Mahkemece, davacı tarafından ödenen harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalı I.. A..’ye karşı iş bu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y. A.Ş’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I.. A..’ye devredildiği, bu durumda F. Bankası iken I.. A..’ye devredilen Y. A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen TMSF, gerekse bu bankayı devir alan I.. A..’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, feri müdahil O. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davalı I.. A.. harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 144,75 TL’nin karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, yine hükmün 4. fıkrasının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu şekliyle davalı ve fer’i müdahil TMSF yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının fer’i müdahil OYAK’dan alınmasına, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.