YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3209
KARAR NO : 2015/12618
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 gün ve 2012/140-2013/427 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/12/2014 gün ve 2014/784-2014/20047 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı, ilk yönetim kurulu başkanı ve B grubu imtiyazlı pay sahibi olduğunu, …’nün davalı şirket ana sözleşmesinde belirlenmiş pay oranlarında ve imtiyazlar ile birlikte finansal yatırımcı ortak olunmasına karar verildiğini, davacının %1 oranındaki B grubu paylara tekabül eden sermaye payının nakden ve tamamen ödendiğini, B grubu payların kar payı, sermaye artırımı ve öncelikli hisse alımı imtiyazları ile donatıldığını, A grubu payların ise yönetim kurulu ve denetim kurulunu tek başına belirleyen imtiyazlı hisseler olduğunu, A grubu hissedarların tasarruflarıyla davacının şirketin yönetiminden tamamen uzaklaştırıldığını, 16.12.2011 tarihinde düzenlenen olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin B grubu paylara ait imtiyazların tamamen kaldırılmasına karar verildiğini alınan kararların yasa ve anayasaya, şirket ana sözleşmesine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, asıl davada 16.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında şirketin ana sözleşmesinin sermaye ve karın tespiti ve dağıtımı maddelerinin değiştirilmesi kararının iptaline, bu kararın TC. Anayasası’nın 12. ve 17. maddelerine açıkça aykırı olması nedeniyle dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, birleşen davada, A grubu hissedarların tasarrufuyla yapılan 16.12.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından sonra 30.03.2012 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunda alınan faaliyet raporunun, denetçi raporunun ve bağımsız denetim raporunun onaylanması, kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararlar ile bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiasının yerinde görülmediği, 16.12.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda 6215 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 15.maddesiyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 401.maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle alınması zorunlu kararların alındığını, birleşen dava açısından ise 30.03.2012 tarihli genel kurulda görüşülüp karara bağlanan hususların yasaya uygun bulunduğu, bu genel kurulda alınan kararların iptali gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.