YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/326
KARAR NO : 2015/5496
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2012/657-2014/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin, davalıya ait emtiayı Suudi Arabistan’dan deniz yolu ile Türkiye’ye taşıdığını, davalının emtiayı sözleşmede kararlaştırılan tarihten sonra yükleme limanında teslim ettiğinden müvekkilinin, gemi donatanına 119750 Dolar demuraj ödediğini ileri sürerek 75000 Dolar demuraj bedelinin ihtarname tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ve idari şartname hükümleri gereği davacının demuraj bedeli talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahekemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı taşıyan ile davalı taşıtan arasında imzalanan taşıma sözleşmesinde yükleme süresinin karalaştırılmasına rağmen emtianın yükleme limanına geç getirildiği, davacının bu nedenle bir günlük muafiyetin mahsubuyla toplam 11 gün 16 saat demuraj süresi için günlüğü 12500 Dolar’dan toplam 147.395,88 demuraj bedelinin 119750 Dolar’lık kısmını dava dışı donatana ödediği, sözleşmeye göre davacının ödediği bedeli davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 75.000 Dolar demuraj bedelinin ihtarname tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-6762 sayılı Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasa’nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere denizcilik ihtisas mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 5/2. maddesi de bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4’üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği hüküm altına alınmış olup 6762 sayılı Yasa’nın 4. maddesine eklenen fıkra ile aynı mahiyettedir. Bu durumda 6762 sayılı Yasa zamanında anılan yasal düzenleme doğrultusunda alınan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı geçerli olup bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesi, ticaret mahkemesi yok ise 1 numaralı asliye hukuk mahkemesi’nin denizcilik ihtisas mahkemesi olarak görevlendirildiği bu kararda belirlenmiştir. Denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanın tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır.
Somut olayda, davacı tarafından deniz taşımasından kaynaklı demuraj bedeli talep edildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı yeni TTK’nın “Deniz Ticareti Sözleşmeleri” başlıklı 1119 vd. maddelerinin hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının denizcilik ihtisas mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı uyarınca, somut uyuşmazlığın çözümünde özel mahkeme olarak denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla … 1 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce, açıklanan düzenleme gereğince görev hususunun res’en nazara alınması ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.