Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3368 E. 2015/9174 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3368
KARAR NO : 2015/9174
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : MANİSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 01/07/2014
NUMARASI : 2011/304-2014/449

Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 tarih ve 2011/304-2014/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dolu, don, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, doludan ileri gelen kalite kaybı, sel ve su baskını gibi doğa olaylarının vereceği zararlara karşı M. M. Ç. köyü, D. mevkii, 516 parsel sayılı taşınmazını 1281890 nolu Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi ile M., M., Y. köyü, S. K. Ç. mevkii, … parsel sayılı taşınmazını ise 1285308 nolu Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi ile sigorta ettirdiğini, Manisa ilinde mart ve nisan aylarında meydana gelen don olayından dolayı .. parseldeki üzüm bağının zarar gördüğünü, ayrıca mayıs ayında yağan dolu sebebiyle de 2916 parseldeki elma bahçesinin zarar gördüğünü, don ve dolu olayının taşınmazlara zarar verdiğinin mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, sigorta poliçesinin muafiyetli olarak düzenlendiğini, davalının poliçe şartlarına göre ödemesi gereken gerçek zararı ödemekten kaçındığını ileri sürerek, üzüm bağında ve elma bahçesinde oluşan toplam zarardan ödenmesi gereken prim taksitlerinin tenzili ile toplam 52.224,00 TL zararın riskin oluştuğu tarihten itibaren ticari faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın T. Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi sigortalısı olduğunu, 12.04.2011 tarihli don hasar ihbarı neticesinde 516 parselde bulunan bağda yapılan inceleme sonucunda don zararının tespit edilmediğini, don olayının gerçekleştiği zaman diliminde bağların tomurcuk gözlerinin uyanmadığını, bunun için Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası teknik şartnamesi gereği teminatın başlamadığını, 18.05.2011 tarihli dolu hasar ihbarı neticesinde ..parselde bulunan elma bahçesinde yapılan inceleme sonucunda dolu izine raslanmadığını, elmalarda oluşan zararın karaleke ve pas hastalığından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait M., M. Ç. köyü, .. parsel ile M., M., Y.köyü, .. parsel sayılı taşınmazların bitkisel ürün sigortaları poliçesi ile davalı havuz tarafından sigortalandığı, 2011 yılı Mart ve Nisan aylarında sigortalı ..parselin bulunduğu bölgede don olayının meydana geldiği ve bu bölgede bulunan bağlarda verim düşüklüğü olduğu, don olayının üzüm asmalarının tomurcuk gözlerinin uyanmasından sonra olduğunun kabul edildiği, bu haliyle zararın teminat kapsamında olduğu, 2011 yılı Mayıs ayında 2916 parselin bulunduğu bölgede dolu yağışının meydana geldiği ve davacının zararının dolu yağışından kaynaklandığı, tazminat hesabında dolu ve don olayları nedeniyle sigortalı taşınmazlarda %10 oranındaki muafiyetin gözönüne alındığı ve sigorta ettirenin ödeyeceği prim düşüldüğü gerekçesiyle 52.224,00 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.539,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.