Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3412 E. 2015/9239 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3412
KARAR NO : 2015/9239
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

MAHKEMESİ : ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2014
NUMARASI : 2012/634-2014/116

Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2014 tarih ve 2012/634-2014/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu çekle ilgili çek keşidecisi davalı şirket tarafından diğer davalı lehtara karşı açılan menfi tespit davasında Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesi’nce lehtarı kabul beyanı nedeniyle menfi tespit talebinin kabulüne ve çekin iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin bu davada taraf olmadığını, müvekkilinin çek borçluları davalılar hakkında başlattığı icra takibinin Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen tedbir kararı nedeniyle durdurulduğunu, davalıların aralarında anlaşarak yaptıkları hileli davranışları ile mahkemeyi yanıltmaları nedeniyle müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs olarak elinde bulundurduğu çeki icra yoluyla tahsil edemediğini ileri sürerek, HMK’nın 376. maddesi gereğince hükmün iptali ile kararın iyi niyetli müvekkili yönünden geçerli olmadığı ve davalılara karşı cebri icra hakkı verilecek şekilde kararın değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, mahkemece davaya konu çekin iptal ederek kararın kesinleştiğini, davacının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının icra takibi devam ederken menfi tespit davasından haberdar olduğu ve bu davaya müdahil olabilme imkanı varken müdahil olmadığı, bu durumda hile iddiasına dayanamayacağı gibi makul süre içinde de yargılamanın iadesi talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi yoluna ancak kesin hükmün tarafları ve ya tarafların halefleri ya da alacaklıları başvurabilir. Yargılamanın iadesine konu hüküm davanın taraflarını ilzam edecek bir hüküm olup davacı hükmün tarafı olmadığı gibi halef ya da alacaklı sıfatı da bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta HMK 375 ve 376. madde koşullarının bulunmaması karşısında davanın esastan görülmesi mümkün olmadığından yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değilse de, sonucu itibari ile doğru olan ret kararının açıklanan gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.