YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3425
KARAR NO : 2015/9349
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2014
NUMARASI : 2013/74-2014/278
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/74-2014/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İtalyan menşeli olan müvekkilinin 1958 yılından bu yana bebek ve sağlık ürünleri imalatı ve pazarlaması işiyle iştigal eden, dünya üzerinde bebek ürünlerinin sembolü haline gelmiş ve neredeyse tüm dünya tarafından bilinen “C.” markasının sahibi olduğunu, “C.” markasının, dünya üzerinde birçok ülkede tescilli olduğu gibi, ülkemizde de TPE nezdinde tescilli olduğunu, müvekkili markasının telaffuzunun “Ç.” şeklinde olduğunu, ancak hal böyle iken davalının, müvekkiline ait dünyaca tanınmış “C.” markasının ayırt edilemeyecek ve açıkça iltibasa yol açacak benzeri olan “Ç.” ibaresini ticaret unvanında kullanarak, doğrudan müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, ayrıca davalının “Ç.” ibaresi üzerine işlenerek satılan (ve üretilen) bebek ürünlerinin, müvekkili açısından maddi ve manevi zararlara yol açtığını iddia ederek, davalı adına tescilli 2002/25551 sayılı “Ç.Şekil” markasının sicilden terkinini, davalıya ait ticaret unvanında esaslı unsur olarak yer alan “Ç.” ibaresinin silinerek ticaret sicilinden terkinini, müvekkili ile davalı ürünlerinin karışıklık-iltibas yaratacak derecede benzer olduklarının ve dolayısıyla müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespitini ve men’ini, davalının “Ç.” ibaresini emtia ve tanıtım materyallerinde kullanmasının yasaklanmasını, “Ç.” ibareli materyal ve emtialar üzerindeki Ç. ibaresinin silinmesini, bu mümkün değil ise bu materyallere el konulmasını ve imhasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin kuruluş evresinde şirket ortakları M. Ç. ve N. K. isimlerindeki soyadların ilk hecelerinin birleşmesinden oluşan “Ç.” sözcüğünü şirket adı olarak kullanmaya karar verdiklerini, aynı zamanda 07/10/2002 tarihinde TPE nezdinde marka olarak tescilinin sağlandığını, markanın doğum sürecinin bu şekilde olduğunu, unvan ve markada iltibasın söz konusu olmadığını ve işitsel benzerlik iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davalının sicile tescilinin 2002 yılında olduğu ve davanın ise yaklaşık 11 yıl sonra açıldığı, dolayısıyla unvan terkini için öngörülen hak düşürücü süre olan 5 yıl geçtiğinden, bu talebin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği, davada markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men’ine yönelik talepler mevcut ise de, davalının gerek ticaret unvanını, gerekse Ç.ibareli markayı ticaret sicil kayıtlarına ve TPE kayıtlarına uygun olarak yasal zeminde kullandığı, iddia edilen bu hususlarda da davalının fiilinin yasal zeminde bulunması sebebiyle talebin reddi gerektiği, davacının chicco ibareli markaları davalının hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil başvurusundan önce tanınmış marka statüsünde olduğundan, 556 Sayılı KHK’nın 42/1-a maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin davalının markayı aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebiyle bilmediği kabul edilemeyeceğinden, 5 yıllık hak düşürücü süre işbu davada uygulanamayacak ise de, davacı markaları ile davalı markası, gerek ibare, gerekse şekil olarak karşılaştırılarak iltibas olmayacağı yolunda sonuca varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.