YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3528
KARAR NO : 2015/10309
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : AKSARAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/01/2015
NUMARASI : 2014/438-2015/6
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.01.2015 tarih ve 2014/438-2015/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; A. Gıda Meş. Paz. Dağ. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen 06.05.2013 tarihli 14.500,00 TL bedelli iki adet çekin müvekkilince 10.05.2013 tarihinde davalı Bankaya ibraz edildiğini, davalı tarafından çek üzerinde tahrifat bulunduğu belirtilerek çek nedeniyle ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarının müvekkiline ödenmediğini, her iki çekin keşideci şirketin yetkili şahıslarınca düzenlendiğini, şirket yetkilisi M. E. Ö. tarafından çeklerin keşide tarihinin değiştirildiğini, bu değişikliğin yetkili şahıs tarafından imzalandığını, çek üzerinde tahrifatın bulunmadığını, kaldı ki tahrifat bulunsa bile bunun bankanın sorumluluğunu kaldırmadığını, çekte tahrifat bulunduğuna ilişkin iddianın keşideci tarafından ileri sürülebileceğini, keşideci tarafından böyle bir iddiada bulunulmadığını, 5942 Sayılı Yasa’nın 3/7-b maddesi uyarınca bankanın kanunen ödeme yükümlülüğü bulunan çek nedeniyle tahsil tarihine kadar geçen her gün için binde üç gecikme cezası ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu ileri sürerek çekler nedeniyle ödenmesi gereken zorunlu karşılık olan 2090,00 TL’nin başvuru tarihi olan 10.05.2013 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek binde üç gecikme cezasıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 5941 Sayılı Yasa’nın 2/6. maddesinde çeklerin baskı şeklinin nasıl olacağının düzenlendiğini, bu yasa uyarınca hamiline düzenlenen çeklerde hamiline ibaresinin matbu olarak çek üzerinde bulunmasının gerektiğini, ancak dava konusu çeklerde bu ibarenin elle çeke yazıldığını, bu nedenle dava konusu çeklerin çek vasfının bulunmadığını, 6273 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca çekin üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren beş yıl içinde ibrazının gerektiğini, dava konusu çeklerin beş yıllık sürede ibraz edilmediğini, aynı zamanda dava konusu çekler üzerinde yer alan paraf ve çiziklerin çek keşidecisi olan şirket yetkililerine ait olmadığını, çekin ilk keşide tarihi olan 25.10.2006 tarihinden sonra ibraz süresi geçtikten sonra ibraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerin A. Gıda Meş. Paz. Dağ. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından hamiline düzenlendiği, çeklerin üzerinde yer alan keşide tarihinin üzeri çizilerek 06.05.2013 tarihi olarak değiştirilip paraflanarak davacıya ciro edildiği, 5941 Sayılı Yasa’nın 6273 Sayılı Yasa ile değişik geçici 3. maddesinde bu maddenin yayımı tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümleri ile mülga 3167 Sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukuki geçerliliğinin devam edeceğinin düzenlendiği, çeklerde yer alan keşide tarihlerinde yapılan değişikliklerin şirket yetkililerince yapıldığı, bu hususun imza sirkülerinden açıkça anlaşıldığı, davalı bankanın bu durumu çıplak gözle görebileceği, buna rağmen gerekli inceleme yapılmaksızın imzaların farklı olduğu gerekçesi ile çekin ibrazı sonrasında gerekli işlemleri yapmayan bankanın çekin karşılığının bulunmaması halinde ibraz tarihi itibariyle her bir çek yaprağı nedeniyle ödemesi gereken zorunlu karşılık bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 2.090,00 TL’nin 10.05.2013 tarihinden itibaren günlük binde üç gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 102,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.