YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3530
KARAR NO : 2015/10307
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/10/2014
NUMARASI : 2014/900-2014/590
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/10/2014 tarih ve 2014/900-2014/590 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 13.10.1999 tarihinde Y.T. ve Kredi Bankası’nın H.-Ç. Şubesi’nde hesap açtırmak istediğini, banka yetkililerinin kendi bankalarında hesap açtırıyor gibi benzer isim ve logoları olan hesap cüzdanıyla Y. S. Limited adlı bankada adına hesap açtıklarını, bu hesaba ilişkin kendisine bir takım belgeler imzalattıklarını, müvekkilince bu şekilde 13.10.1999 tarihinde 3.000,00 TL, 28.10.1999 tarihinde 600,00 TL tutarlı iki hesaba para yatırıldığını, daha sonrasında bankacılık sektörünü etkileyen kriz nedeniyle Y.T. ve Kredi Bankası’na el konulduğunu, müvekkilince yatırdığı paranın iadesi için yapılan başvurunun söz konusu paraların devlet güvencesi altında bulunmayan off shore hesabına yatırıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin yurt dışında bulunması nedeniyle daha öncesinde dava açamadığını, benzer eylemler nedeniyle Yurt Kredi ve Ticaret Bankası yöneticileri hakkında bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılıma yapıldığını, bu yargılama neticesinde banka yöneticilerinin ceza aldığını, söz konusu yargılamada off shore bankasının paravan şirket olarak kurulduğunun, müşterilerin iradeleri fesada uğratılarak off shore bankasına yönlendirildiklerinin, bu sayede toplanan mevduatın grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin de hesap açılması sırasında iradesinin fesada uğratıldığını, davalı bankanın Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın külli halefi olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek 3.000,00 TL’nin 13.10.1999 tarihinden, 600,00 TL’nin 28.10.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İng Bank A.Ş. vekili; husumet, zamanaşımı, yetki ve hak düşürücü sürelere yönelik itirazlarıyla birlikte diğer davalı TMSF ile yapılan sözleşme uyarınca borcun asıl sorumlusunun TMSF olduğunu, davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarıyla birlikte davacının kendi iradesi ile parasını devlet güvencesi altında bulunmayan hesaba yatırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan O. vekili; davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucunda verilen ve kesinleşen kararda; A.A. B.’in grup şirketlerine kredi sağlamak amacı ile Y. S.Ltd. Şti’nin kurduğunun, şirket kurucularının banka ve bağlı grup şirket çalışanları olduğunun, şirket adına mevduat toplamada Y.T. ve Kredi Bankası A.Ş. şubelerinin kullanıldığının, banka şubelerine bu hususta genelge ve talimatlar gönderildiğinin, müşterilerin bu genelge ve talimatlar uyarınca .. hesabına yönlendirildiğinin, off shore bankasının sadece Y. Ticaret ve Kredi Bankası’nda açılan hesaptan ibaret kaldığının, bu hesapta toplanan paraların grup şirketlere kredi olarak kullandırıldığının belirtildiği, söz konusu gerekçe nazara alındığından davacı ve diğer mudilerin iradelerinin hile ile fesada uğratılarak .. hesabına para yatırdıkları zannıyla hesap açtıkları, söz konusu eylemlerin haksız fiil niteliğinde bulunduğu, davalı bankanın Y.Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.’nin halefi olması nedeniyle dava edilen alacaktan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 3.000,00 TL’nin 13.10.1999, 600,00 TL’nin 28.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, fer’i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasna yer olmadığına 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.