Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3646 E. 2015/10275 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3646
KARAR NO : 2015/10275
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2014
NUMARASI : 2014/418-2014/520

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2014 tarih ve 2014/418-2014/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin lehtarı olduğu dava konusu F. S. Şubesi’nin 30/03/2012 keşide tarihli 0318428 nolu 7.700,00 TL bedelli çekin dava dışı Z.K. Ö.tarafından müvekkilinin verdiği özel vekaletnameye istinaden teslim alındığını, ancak çekin müvekkiline teslim edilmediğini, Z.K. Ö. hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığını, davalının dava konusu çeki İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4624 sayılı dosyasında takibe koyduğunu, çekin arkasında bulunan müvekkili adına atılmış imzanın sahte olduğunu, takip nedeni ile çek keşidecisi ARŞ İnş. Mobilya A.Ş. tarafından takip dosyasına 8.500,00 TL ödeme yapıldığını, çeki elinde bulunduran davalının yetkili hamil olmadığını ileri sürerek çekin istirdadını veya davalıya ödenen bedelin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaklarının olmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, dava dilekçesine göre çekin davacı elinden rızası dışında çıkmadığının anlaşıldığını, bu durumda dava şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu çekte davacıya ait imzanın sahte olduğu, ancak çekte ciro silsilesine göre aradaki imzalardan birisi sahte olsa bile diğer imzaların geçerliliğini koruyacağı, davalı tarafından yapılan icra takibi sonucunda dava konusu çekin keşideci tarafından senedin sahteliği ileri sürülmeyerek icra dosyasına ödeme yapıldığı, böylece davalı şirketin iyi niyetli ve yetkili hamil olduğunun ortaya çıktığı, davalının kötü niyetle ve zarar vermek kastıyla hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, meşru ve yetkili hamil olan davalı şirketin senet bedeli ve senedin iadesiyle sorumlu tutulamayağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu çekin görünüşte davacı lehtar tarafından ara ciranta Z.K. Ö.’a ciro edilmiş bulunmasına ve davacının Z.K. Ö.’ın yeralmadığı bir davada hamilin tahsil ettiği çek bedelinin istirdadını talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.