YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3655
KARAR NO : 2015/10364
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2013/91-2014/70
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.04.2014 tarih ve 2013/91-2014/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “c.” ibareli seri marka niteliğinde tescilli markaları bulunduğunu, davalının ise adına tescilli “c.” ve “a.” markalarına ilişkin ciddi bir kullanımının olmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 2000/04583 nolu C. ve 2000 04581 nolu A. markalarının 556 sayılı KHK’ nın 14 ve 42/1-c maddeleri uyarınca kullanılmadığının tespitini, tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markaların davacının markasından farklı olduğunu, davacının MK 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı ve sessiz kalma ile hakkını kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kullanmama nedenine dayalı davada ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, davalının markaların ciddi kullanımını ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece gerekçeli kararın tebliğine ilişkin davalı vekiline çıkarılan tebligat evrakında “yeni adrese sevk” kaşesi ile vekilin yeni adresi bildirilmiştir. Ancak, dosyada mevcut söz konusu tebliğ evrakında yazılı yeni adrese kararın tebliğ edilmediği ve tebliğ edilmeme nedeni de belirtilmediği gibi, daha sonrasında da bu adrese kararın tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı vekilinin Uyap sisteminde adres değişikliğini güncellememesi nedeniyle Tebligat Kanunu 35. maddeye göre önceki adrese tebliğ yapıldığı belirtilmişse de, az önce de açıklandığı üzere, tebligat evrakında yeni adres belirlendiğine göre öncelikle bu adrese tebligat çıkarılmaksızın temyiz isteminin reddine dair hüküm tesisi isabetli olmadığından mahkemenin 12.01.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz itirazının kabulüyle, anılan ek kararın kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 147/75 sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 42/1-c bendinin iptaline karar verildiğinden mahkemenin hükümsüzlüğe ilişkin kararının aynı KHK’nın 14. Maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu markanın iptali ve sicilden terkinine şekilde anlışılacak olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemece tesis edilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numuralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,70 TL harcın temyiz edene iadesine, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.