YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3706
KARAR NO : 2015/10951
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2012/143-2014/69
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 gün ve 2012/143 – 2014/69 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/12/2014 gün ve 2014/11660 – 2014/19100 sayılı kararı aleyhinde davalı karşı davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı – karşı davalı vekili, müvekkilinin 2004 yılından itibaren ticaret unvanında D. ibaresini kullandığını, davalının da aynı ibareyi iltibas yaratacak şekilde ticaret unvanına tescil ettirdiğini, aralarında daha önceden ortaklık ilişkisi bulunduğunu, tescilin kötüniyetli olduğunu, aynı alanda faaliyette bulunduklarını ileri sürerek, davalının ticaret unvanından D. ibaresinin terkinini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı şirketle aralarında daha önceden ortaklık ilişkisi bulunduğunu, D. ibareli markaların müvekkiline devredildiğini, D. ibaresi üzerinde markadan kaynaklı öncelik hakkı olduğunu savunarak, asıl davanın reddini, karşı davada ise davacının ticaret unvanından D. ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalının ticaret unvanının önceye dayandığı, davalı-karşı davacının iltibas oluşturacak şekilde tescilde bulunduğu, marka ve ticaret unvanlarının farklı fonksiyonları olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalının ticaret unvanından D. ibaresinin terkinine, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalı karşı davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı-karşı davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.