Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3738 E. 2015/10823 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3738
KARAR NO : 2015/10823
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : AĞRI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2012/93-2014/289

Taraflar arasında görülen davada Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/03/2014 tarih ve 2012/93-2014/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin A. ilinde seyyar kestanecilik işi ile uğraştığını, bu amaç ile Ü. M. isimli kişiden kilosunu 7.00 TL’den satın aldığı kestanelerin A. A. Kargo’ya taşınması için teslim edildiğini, 18/09/2008 günü gönderilen kestanenin 45 kg’nın eksik teslim edildiğini, ayrıca 25/09/2008 tarihinde gönderilen 500 kg kestanenin süresinde teslim edilmediğini, 20 gün sonra bulunan malın tamamen bozulmuş olduğundan müvekkilinin malı almaktan kaçındığını, müvekkilinin 545 kilogram kestaneyi 3.815,00 TL’ye satın aldığını, pişirerek sattığında piyasada kilosunun 25.00 TL olduğunu, yoksun kaldığı karın yaklaşık 10.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik kestane bedeli 3.815,00 TL ile 10.000,00 TL yoksun kaldığı karın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirket ile sözleşmesi veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını, kestanelerin bozulması olayında müvekkil şirkete husumet yöneltilebilecek kişinin kargonun göndericisi olan Ü. M. isimli şahıs olduğunu, bu şahıs ile müvekkilinin anlaştığını, zararın giderildiğini ve gayrı kabili rücu ibraname imzalatıldığını, davacının taleplerinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, davacının ticari ilişkide olduğu ve müvekkil şirketten zararını tahsil ederek ibralaşan Ü. M.’nin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 10.10.2011 tarih 2011/3013 e. 2011/12433 k. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı tarafın taşınan malın içeriğine dair bilgisinin olmadığı, bu durumda ağır kusurundan söz edilemeyeceği ve davacının kazanç kaybından sorumlu tutulamayacağı, ilk mal tesliminde eksik teslim edilen 45 kg yaş kestane ile ikinci mal teslimindeki gecikme nedeniyle bozulan 495 kg yaş kestanenin 2008 tarihi itibariyle kg toptan fiyatının TUİK değerlerine göre 3,21 TL olarak tespit edildiği, 495 kg için 1.588,95 TL, 45 kg için 144,45 TL zararın davalı şirketçe tazmini gerektiği, ancak davalı şirket tarafından dava dışı-satıcı Ü.M.’ye bozulan mallardan ötürü yapılan 1.237,50 TL ödemenin mükerrer ödemeye yol açmamak için mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının yoksun kalınan kar olarak talep ettiği 10.000 TL’nin reddine, davacının 45kg olarak eksik teslim edilen 144,45 TL değerindeki yaş kestane bedelinin 25/09/2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının geç teslimden ötürü bozulan ve gönderici tarafından 495 kg olarak gönderildiği sabit olan 1.588,95 TL değerindeki yaş kestane bedelinden gönderici Ü. M.’ye ödenen 1.237,50 TL’nin mahsubu ile bakiye kalan 351,45 TL’nin malın alıcının eline bozulmuş olarak teslim edilmek istendiği ve delil tespiti tarihi olan 13/10/2008 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Dava, taşımadan kaynaklı olup, eksik ve geç teslimat nedeniyle uğranılan zararın ve yoksun kalınan karın davalı taşıyandan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacının zararının eksik teslim edilen 45 kg kestane için 144,45 TL, bozulmuş halde ve geç teslim edilen 495kg kestane için 1.588,95 TL olduğu, ancak davadışı-gönderen Ü.M.’ye hasar bedeli olarak ödenen 1.237,50 TL’nin mükerrer ödemeye yol açmamak için mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak TTK’nın 791. maddesi gereği işbu davada hasar nedeniyle uğranılan zararı talep hakkı davacıya ait olup, gönderen Ü. M.’ye ait değildir. Her nekadar taşıma şirketince kargoyu gönderenin zarara uğradığından bahisle Ü.M.’ye ödeme yapılmış ve ibraname alınmış ise de, yapılan ödemenin kötü ödeme niteliği taşıdığı, ödemenin asıl hak sahibine karşı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, yapılan bu ödemenin toplam tazminattan mahsup edilmemesi gerekirken mahsup edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.