YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3760
KARAR NO : 2015/10335
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2014
NUMARASI : 2014/447-2014/259
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2014 tarih ve 2014/447-2014/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile sigortalı İ. firması arasında İstanbul sınırları içerisinde yer alan boru hatları, servis kutuları vs. bütün yer altı – üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar neticesinde doğan zararların tazminine ilişkin sigorta sözleşmesi düzenlendiğini, 29.07.2010 tarihinde davalı Belediye tarafından sigortalıya ait boru hattına zarar verildiğini, bu zarardan dolayı müvekkili firma tarafından sigortalısına yapılan 4.344,59 TL ödemenin tahsili amacı icra takibi yapıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflarına zarar ile ilgili herhangi bir tebligat yapılmadığını, icra dosyasına belge sunulmadığını, hasar tespit tutanağını kabul etmediklerini, hasarın kimin tarafından yapıldığının belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Belediyenin yol yapım çalışmaları sırasında doğalgaz hattına zarar verdiği gerekçesiyle doğalgaz vanasının kapatılmasına kadar geçen süre içinde kaçan gaz miktarı, malzeme tutarına göre hesaplanan 2.170,88 TL asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 149,00 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.