YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3844
KARAR NO : 2015/10700
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2014
NUMARASI : 2014/251-2014/408
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/11/2014 tarih ve 2014/251-2014/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın B.Şubesi’ne ait çekin cirantası olduğunu, çekin karşılıksız çıktığını, yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, bankanın keşideciye çek hesabı açarken gerekli özeni göstermediğini, şirket yetkilisi Yavuz Sarı’nın sahte kimlik kullandığının ceza dosyasında belirlendiğini ileri sürerek, 12.500,00 TL zarar ve 500,00 TL masraflarının davalıdan çek keşide tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava tarihi itibariyle keşideci ve cirantalar hakkında yapılan takibin semeresiz kalmadığını, Y.S.’nın çek hesabı açılırken şirket müdürü olmadığını, bankanın gerekli özeni gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi neticesinde Dairemizce davacı hamil tarafından keşideci ve cirantalardan Y. İnş. Ltd. Şti. yönünden aciz vesikası alınmakla birlikte diğer cirantalar H. Ö. ve D.Ç. yönünden yapılan takiplerin sonuçlanmadığı, bu aşamada erken açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamında belirtilen gerekçeler uyarınca davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.