YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3873
KARAR NO : 2015/10724
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2014
NUMARASI : 2014/166-2014/493
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.12.2014 tarih ve 2014/166-2014/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 26-29 Mart 2011 tarihlerinde I./B.’da yapılacak fuar için 01.02.2011’de katılım sözleşmesi imzaladığını, fuar ücreti olarak iki adet çek verildiğini, sonradan 09.02.2011 tarihinde davalı şirket yetkilisinin fuarın 22-25 Nisan 2011 tarihine ertelendiğini belirttiğini, davalıya ihtarname düzenleyerek bu tarihin iş programlarına uygun olmadığının, fuar tarihinin tek taraflı olarak değiştirilemeyeceğinin bildirilerek, iki adet çekin iadesinin istendiğini, buna rağmen çeklerin iade edilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini, iki adet çek bedeli 13.975,00 TL’nin davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fuarın güvenlik olayları nedeniyle ertelendiğini, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, söz konusu fuarın yapılacağı bölgede halen güvenlik sıkıntılarının yer aldığı, her ne kadar davalıdan Irak ve Basra yerel yönetiminin aldığı bir karar istenmiş ise de bu aşamada bile böyle bir kararın taraflarca dosyaya ibraz edilmesinin takdiren ve fiilen mümkün bulunmadığı, dosyaya sunulan tercüme belgeler ile olayların mevcut olduğu ve tarafların rızası dışında tarihin değiştirildiği,bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı ve davacının fesih hakkının doğmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
1- Dava, çek bedelinin istirdadı talebine ilişkindir.
2- Somut olayda, davalının 26-29 Mart 2011 tarihinde I./B.’da davalı tarafça düzenlenecek fuarda davacı şirketin katılımcı olarak yer alması için taraflar arasında fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı, bu amaçla davacının davalıya 13.975,00 TL bedelli iki adet çek verdiği, ancak davalı firma tarafından güvenlik gerekçesiyle fuarın yapılamadığı ve ileri bir tarihe ertelendiği, davacının ise ileri tarihte yapılacak fuara katılmak istemeyerek çeklerin iadesini istediği, davalının ise iade etmediği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
3- Taraflar arasında yapılan 01.02.2011 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde, mücbir sebep (force major) halinde fuar düzenleyicisi olan davalının sorumlu olmayacağı düzenlenmiş ise de, söz konusu anlaşmanın 6098 S. TBK 115.maddesinde (818 S. BK 99.m.)düzenlenin “sorumsuzluk anlaşması” niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
4- Sorumsuzluk anlaşmaları, sözleşmenin ileriki bir tarihte ihlali halinde, sözleşmenin bir tarafının kısmen veya tamamen tazminattan sorumlu tutulmamasına imkan sağlayan, alacaklı yönünden bir tasarruf, borçlu yönünden ise kazandırıcı nitelikteki bir hukuki işlemdir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Yetkin, 2012, s.1086). Sorumsuzluk anlaşmaları borçluya, akti hiç ifa etmeme veya ifadan tamamen kurtulma imkanı sağlamaz.
5- 6098 S. TBK 136.maddesi (818 S. BK 117.m.) uyarınca borçluya sorumluluk isnat olunamayan hallerde borcun sona ereceği, bununla birlikte karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bu suretle borçtan kurtulan tarafın sözleşmeye istinaden aldığı edimi aynen iade yükümlülüğü bulunmaktadır.
6- Somut olayda her ne kadar, Irak/Basra da yapılacak fuarın mücbir sebeple iptali nedeniyle davalı borçlunun tazminat borcu bulunmamakta ise de, sözleşme sebebiyle aldığı iki adet çeki ya da bedelini davacıya iade etmesi gerektiğinden, davanın reddine dair yerel mahkeme kararını onayan Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2014
NUMARASI : 2014/166-2014/493
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.12.2014 tarih ve 2014/166-2014/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 26-29 Mart 2011 tarihlerinde Irak/Basra’da yapılacak fuar için 01.02.2011’de katılım sözleşmesi imzaladığını, fuar ücreti olarak iki adet çek verildiğini, sonradan 09.02.2011 tarihinde davalı şirket yetkilisinin fuarın 22-25 Nisan 2011 tarihine ertelendiğini belirttiğini, davalıya ihtarname düzenleyerek bu tarihin iş programlarına uygun olmadığının, fuar tarihinin tek taraflı olarak değiştirilemeyeceğinin bildirilerek, iki adet çekin iadesinin istendiğini, buna rağmen çeklerin iade edilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini, iki adet çek bedeli 13.975,00 TL’nin davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fuarın güvenlik olayları nedeniyle ertelendiğini, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, söz konusu fuarın yapılacağı bölgede halen güvenlik sıkıntılarının yer aldığı, her ne kadar davalıdan Irak ve Basra yerel yönetiminin aldığı bir karar istenmiş ise de bu aşamada bile böyle bir kararın taraflarca dosyaya ibraz edilmesinin takdiren ve fiilen mümkün bulunmadığı, dosyaya sunulan tercüme belgeler ile olayların mevcut olduğu ve tarafların rızası dışında tarihin değiştirildiği,bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı ve davacının fesih hakkının doğmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
1- Dava, çek bedelinin istirdadı talebine ilişkindir.
2- Somut olayda, davalının 26-29 Mart 2011 tarihinde I./B.’da davalı tarafça düzenlenecek fuarda davacı şirketin katılımcı olarak yer alması için taraflar arasında fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı, bu amaçla davacının davalıya 13.975,00 TL bedelli iki adet çek verdiği, ancak davalı firma tarafından güvenlik gerekçesiyle fuarın yapılamadığı ve ileri bir tarihe ertelendiği, davacının ise ileri tarihte yapılacak fuara katılmak istemeyerek çeklerin iadesini istediği, davalının ise iade etmediği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
3- Taraflar arasında yapılan 01.02.2011 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde, mücbir sebep (force major) halinde fuar düzenleyicisi olan davalının sorumlu olmayacağı düzenlenmiş ise de, söz konusu anlaşmanın 6098 S. TBK 115.maddesinde (818 S. BK 99.m.)düzenlenin “sorumsuzluk anlaşması” niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
4- Sorumsuzluk anlaşmaları, sözleşmenin ileriki bir tarihte ihlali halinde, sözleşmenin bir tarafının kısmen veya tamamen tazminattan sorumlu tutulmamasına imkan sağlayan, alacaklı yönünden bir tasarruf, borçlu yönünden ise kazandırıcı nitelikteki bir hukuki işlemdir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Yetkin, 2012, s.1086). Sorumsuzluk anlaşmaları borçluya, akti hiç ifa etmeme veya ifadan tamamen kurtulma imkanı sağlamaz.
5- 6098 S. TBK 136.maddesi (818 S. BK 117.m.) uyarınca borçluya sorumluluk isnat olunamayan hallerde borcun sona ereceği, bununla birlikte karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bu suretle borçtan kurtulan tarafın sözleşmeye istinaden aldığı edimi aynen iade yükümlülüğü bulunmaktadır.
6- Somut olayda her ne kadar, Irak/Basra da yapılacak fuarın mücbir sebeple iptali nedeniyle davalı borçlunun tazminat borcu bulunmamakta ise de, sözleşme sebebiyle aldığı iki adet çeki ya da bedelini davacıya iade etmesi gerektiğinden, davanın reddine dair yerel mahkeme kararını onayan Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.