YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3935
KARAR NO : 2015/10986
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2009/429-2014/407
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2009/429-2014/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının işten çıkarılması üzerine müvekkili şirket aleyhine asılsız iddialarda bulunduğunu, bu kapsamda turistlerle irtibata geçerek müvekkili şirketin el halısı yerine makine halısı, turkuaz taşları yerine asya ülkelerinden ithal taşları sattığını, ayrıca iş yaptığı halıcı, kuyumcu ve dericiden yüksek komisyon aldığını faks yoluyla bildirdiğini, davalının suç teşkil eden bu eylemleri nedeniyle Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce mahkumiyet kararı verildiğini iddia ederek, bu anlamda müvekkili şirketin uğradığı 15.000,00 TL manevi, şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının dayanak yaptığı ceza dosyasında faks çektiği hususunun ispatlanamadığını, ilgili faks numarası ve ilişkili kişilerin davacı tarafından ortaya konmadığını, ceza mahkemesinde tek bir tanık ifadesiyle hüküm tesis edildiğini, İstanbul 4. İş Mahkemesi’nde, 2007/451 E. sayılı dosya ile davacı firmaya açtığı davada rehberlik hizmeti alacağının hüküm altına alındığını, bu sebeple kendisine bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalının davranışları sebebiyle rezervasyonların iptali sonucu zarara uğradığını beyan ederek bu davayı açmış ise de, davacının ödeme yaptığı ya da alacaklarından mahsup yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, zarar ve nedensellik bağının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece zararın ve davacının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Herşeyden önce davanın niteliği itibariyle iddia edilen haksız rekabetin varlığının saptanması gerekir. Somut olayda haksız rekabetin oluşup oluşmadığı değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle öncelikle haksız rekabetin varlığının saptanması bundan sonra zararın tutarının değerlendirilmesi gerekir. Haksız rekabetin varlığının saptanması halinde davalının zarara uğradığının kabulü ile zarar tutarının saptanmaması hali olayın vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 42. maddesi uyarınca halin mutad cereyanı ve zarar görenin aldığı tedbirler gözetilerek adalete göre zarar tutarı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.