YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3946
KARAR NO : 2015/5156
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2011/29-2013/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” olarak ifade edilen gemisi olmaksızın Konteyner ve deniz nakliye işi yaptığını, davalı şirket tarafından ithal edilen bir kısım malların Çin-Türkiye arasındaki taşıma işini gerçekleştirdiğini, bu taşıma nedeniyle 001707, 001476 ve 000282 nolu konişmentolardan kaynaklı faturalar ve bu faturalar nedeniyle davalı şirketten navlun, demuraj, terminal, yükleme boşaltma, liman değişimi geçici kabul dokümantasyon, baf ücreti toplamı olmak üzere toplam 29.940,30 USD alacağı ile 336,00 TL kara taşımasından kaynaklı alacağının bulunduğunu ileri sürerek 29.440,30 USD ve 336,30 TL alacaktan yabancı para cinsinden olanının fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden tahsiline, alacağa reeskont faizi uygulanılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tebligata rağmen duruşmalara gelmemiş cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; her ne kadar konişmentolarda “…” ifadesi yer almakta ise de bu ifadenini davacının talep ettiği masraflardan gönderilenin sorumlu olacağı sonucuna varılamayacağı, gönderilenin söz konusu ücretlerden sorumluluğunu düzenleyen hükmün varlığının konişmentolarda tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; forwarder olarak faaliyet gösteren davacının, davalı şirketçe ithal edilen malların Çin’den Türkiye’ye nakliyesi sırasında ödediğini iddia ettiği ücretlerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu taşımalara ilişkin konişmentolarda davacı tarafından talep edilen ücretler nedeniyle davalının sorumlu olduğuna ilişkin bir kaydın yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, bu dava öncesinde aynı hukuki sebebe dayalı olarak, aynı alacak nedeniyle … Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin 2005/21 esas 2011/221 karar sayılı dava dosyasında Doç. Dr. … ve… tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; konişmentolarda yer alan “…” kaydının navlunun henüz ödenmediği anlamına gelmekle birlikte davacının talep ettiği masraflardan gönderilen konumundaki davalının sorumlu olduğu sonucunu doğurmadığına değinilmiş, mahkemece bu dava dosyasında… tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise konişmentolarda yer alan “…” kaydının navlunun gönderilen konumundaki alıcı tarafından ödeneceği anlamını taşıdığı belirtilerek bu kayda istinaden davacı tarafından talep edilen bir kısım alacak yönünden davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. HMK’nın 266. maddesi uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilecektir. Aynı yasanın 281 ve 282. maddeleri uyarınca Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebilmekle birlikte bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere somut uyuşmazlığın çözümünde esas alınacak konişmentolar ve konişmentolar üzerinde yer alan kayıtlar deniz taşımacılığında kullanılan teknik terimler olup dosya kapsamında yer alan ve yukarıda açıklanan raporlar arasında çelişkiyi gidermek ve konişmentolarda yer alan kayıtların ne anlama geldiğinin, talep edilen alacak yönünden davalının sorumluluğunu doğurup doğurmadığının tespiti için oluşturulacak 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, 6762 sayılı TTK’nın 1069. maddesi hükmü de gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.