YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3961
KARAR NO : 2015/11038
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2013/125-2014/222
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2013/125-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu tescilli markasına ve ticaret unvanına, davalının unvanındaki kullanımının tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki “A. Ç.” ibaresinin unvandan çıkartılıp sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı Şirket’in ticaret unvanını 03.03.2008 tarihinde tescil ettirmiş olduğu ve tescil ettirdiği bu şekli ile kullandığı, dava tarihi itibariyle beş yıllık bir sürenin geçtiği, TMK’nın 2. maddesi gereğince davacının dava açmayarak sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı, davalının markasal kullanımda bulunduğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, usulüne uygun tescil ve ilan edilen ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının kendisini davacı şirket gibi gösterdiğine veya onunla işbirliği içinde olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, dürüstlük kuralına aykırı davrandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.